
1. Giriş
1.1. Tavsiye Sınıfı ve Kanıt Düzeyi
Sınıf | Anlam |
|---|---|
Class 1 (GÜÇLÜ) | Yarar >>> Risk Metinde kullanılacak ifadeler (öneri kalıpları): •Önerilir. •Endikedir / yararlı-etkili / faydalıdır. •Uygulanmalıdır / verilmelidir / yapılmalıdır. Karşılaştırmalı etkililik ifadeleri: •Tedavi/strateji A, tedavi/strateji B’ye tercih edilir/önerilir. •Tedavi A, tedavi B yerine seçilmelidir. |
Class 2a (ORTA) | Yarar >> Risk İfadeler: •Makul/uygundur. •Yararlı/etkili olabilir. Karşılaştırmalı etkililik: •Tedavi/strateji A muhtemelen önerilir; B’ye tercihen uygundur. •A’nın B’ye tercih edilmesi makuldür. |
Class 2b (ZAYIF) | Yarar ≥ Risk İfadeler: •Makul olabilir. •Düşünülebilir. •Yararlılığı/etkinliği belirsiz veya iyi yerleşmemiştir. |
Class 3: Yarar Yok (ORTA) | Yarar ≈ Risk (genellikle LOE A veya B ile kullanılır) İfadeler: •Önerilmez. •Endike/yararlı/etkili değildir. •Uygulanmamalıdır / yapılmamalıdır. |
Class 3: ZARAR (GÜÇLÜ) | Risk > Yarar İfadeler: •Potansiyel olarak zararlıdır. •Zarar verir. •Aşırı morbidite/mortalite ile ilişkilidir. •Uygulanmamalıdır / yapılmamalıdır / verilmemelidir. |
Düzey | Tanım |
|---|---|
Level A | Yüksek kaliteli kanıt (birden fazla RKT’den; yüksek kaliteli RKT meta-analizlerinden; veya en az bir RKT’nin yüksek kaliteli kayıt çalışmalarıyla doğrulanmasından). |
Level B-R (Randomize) | Orta kaliteli kanıt (bir veya daha fazla RKT; orta kaliteli RKT meta-analizleri). |
Level B-NR (Nonrandomize) | Orta kaliteli kanıt (iyi tasarlanmış, iyi yürütülmüş randomize olmayan çalışmalar, gözlemsel veya kayıt çalışmaları; bunların meta-analizleri). |
Level C-LD (Sınırlı Veri) | Randomize veya randomize olmayan gözlemsel/kayıt çalışmaları (tasarım ya da yürütüm sınırlılıkları olan); bu tür çalışmaların meta-analizleri; insanlarda fizyolojik veya mekanistik çalışmalar. |
Level C-EO (Uzman Görüşü) | Klinik deneyime dayalı uzman görüş birliği. |
2. Yetişkin Temel Yaşam Desteği Yönetimi için En Önemli 10 Mesaj
- Yetişkinlerde kalp durması durumunda, yüksek kalitede kardiyopulmoner resüsitasyonun (CPR) güvenli ve etkili bir şekilde uygulanabilmesi koşuluyla, resüsitasyon genellikle hastanın bulunduğu yerde yapılmalıdır.
- Kalp krizi geçiren bir yetişkini tespit ettikten sonra, tek başına müdahale eden kişi önce acil müdahale sistemini aktive etmeli ve ardından hemen CPR'ye başlamalıdır.
- Yetişkinlerde kalp durması durumunda, kurtarıcılar göğüs kompresyonlarını hastanın gövdesi kurtarıcının dizleri hizasında olacak şekilde yapmalıdır.
- Sağlık çalışanlarının, kardiyak veya kardiyak olmayan bir nedenden dolayı kalp durması geçiren tüm yetişkin hastalara göğüs kompresyonu ve ventilasyon uygulaması yapması makuldür.
- Kardiyak arrest geçiren erişkin hastalarda ventilatör kullanırken, hipo ve hiperventilasyondan kaçınarak, göğüste gözle görülür bir yükselme sağlayacak yeterli tidal hacim vermek mantıklıdır.
- Yetişkinlerde kardiyak arrestte rutin olarak mekanik CPR cihazlarının kullanılması önerilmemektedir.
- Normal nefes almayan ancak nabzı olan yetişkin hastalar için kurtarıcıların her 6 saniyede 1 solunum (dakikada 10 solunum) sağlaması makuldür.
- Obeziteli erişkin kardiyak arrest hastalarına CPR, ortalama kilodaki hastalara uygulanan tekniklerle aynı şekilde uygulanmalıdır.
- Şiddetli yabancı cisim hava yolu tıkanıklığı (YCAO) olan yetişkinlerde kurtarıcılar, nesne çıkana veya hasta tepkisiz hale gelene kadar 5 sırt darbesi ve ardından 5 karın itme döngüsü uygulamalıdır.
- Yetişkinlerde kalp durması sırasında, kurtarıcıların CPR uygularken kişisel koruyucu ekipman (KKE) kullanmaları makul bir davranıştır.
3. Epidemiyoloji
4. Eğitimli Olmayan Kurtarıcılar için Yetişkin Temel Yaşam Desteği (BLS) Algoritması

5. Sağlık Profesyonelleri İçin Temel Yaşam Desteği Algoritması

5.1. Algoritmanın Ana Basamakları (AHA 2025 Sürümüne Göre):
-
Güvenliği sağla (kendini ve hastayı koru).
-
Yanıt kontrolü: Hastayı sars ve seslen → tepki yoksa devam et.
-
112’yi ara (veya acil sistemi aktive et).
-
Nabız ve solunum kontrolü (en fazla 10 saniye).
-
Nabız yoksa veya emin değilsen: → CPR başla:
•Göğüs kompresyonu: 100–120/dk hızla, 5–6 cm derinliğe kadar.
•Her 30 kompresyona 2 nefes (Eğitimli isen).
-
AED (otomatik eksternal defibrilatör) getirildiğinde:
•Cihazı aç, elektrotları yerleştir, talimatları takip et.
-
Ritim analizi → Şok ver veya CPR’ye devam et. (Şok verildikten sonra ardından hemen göğüs kompresyonları yapılır, döngü sonunda nabız ve ritim kontrolü yapılır)
6. Kardiyak Arrestin Tanınması
Özet
Kalp durmasının tanınması, özellikle hastane dışı ortamlarda zor olabilir. 1 Nabzın doğru tespiti, tüm müdahale kademeleri için zorludur ve göğüs kompresyonlarının başlatılmasında ve acil tıbbi müdahalenin başlatılmasında gecikme riskini artırır. Bu nedenle, amatör kurtarıcılar tarafından tanınma, nabız kontrolü yerine öncelikle bilinç düzeyi ve solunum çabasına dayanır. Sağlık çalışanları, kalp durmasının tanınmasının bir bileşeni olarak nabız kontrolü yapmaya teşvik edilir; ancak nabız kesin olarak hissedilmiyorsa, CPR'nin derhal başlatılması vurgulanmaktadır.Öneri Sınıfı (COR) | Kanıt Düzeyi (LOE) | Öneriler (Recommendations) |
|---|---|---|
1 | C-LD | 1. Eğer bir yetişkin bilinçsiz / yanıt vermiyor durumdaysa ve nefes almıyor veya anormal nefes alıyorsa (örneğin sadece gasping tarzında solunum), eğitimli olmayan kurtarıcı (lay rescuer) kişinin kardiyak arrest halinde olduğunu varsaymalıdır. |
1 | C-LD | 2. Eğer bir yetişkin bilinçsiz / yanıt vermiyor durumdaysa ve nefes almıyor veya anormal nefes alıyorsa (örneğin sadece gasping tarzında solunum), sağlık çalışanı nabzı 10 saniyeden uzun olmayan bir süre kontrol etmelidir. Eğer kesin bir nabız hissedilmiyorsa, kişi kardiyak arrest kabul edilmelidir. |
Öneriye Özel Destekleyici Metin
- Hastanın tepkisizliğinin ve solunumun olmamasının veya anormal solunumun değerlendirilmesinin, kardiyak arrest geçiren hastaların önemli bir oranını hızla belirlediği gösterilmiştir. 2 Agonal solunum, ventilasyon için etkisiz olan yavaş, düzensiz hırıltılı solunumlarla karakterizedir. Agonal solunum, amatör kurtarıcılar tarafından anormal solunum , horlamalı solunum ve nefes nefese solunum gibi çeşitli terimlerle tanımlanır . 3 Agonal solunum yaygındır, OHCA'ların %40 ila %60'ına kadar mevcut olduğu bildirilmiştir ve kişi kardiyak arrestte kaldıkça azalır. 4 , 5 Agonal solunumun varlığı, amatör kurtarıcıların bir hastaya kardiyak arrestte olmadığını yanlış teşhis etmesinin yaygın bir nedeni olarak gösterilir 6 ve göğüs kompresyonlarının başlatılmasında gecikmelere yol açabilir. Ayrıca, kardiyak arrestte olmayan bilinçsiz bir hastaya göğüs kompresyonu uygulanmasıyla ilişkili zarar riski düşüktür. 7–11 Kardiyak arrest geçiren birine CPR sağlamanın faydası, kardiyak arrest geçirmeyen birine göğüs kompresyonu uygulanmasıyla ilişkili risklerden çok daha ağır basar.
- Canlandırma çalışmalarının başlangıcında ve ardışık CPR döngüleri arasında nabız kontrolü yapılırken CPR'de uzun gecikmeler meydana gelebilir. Sağlık çalışanları genellikle nabzı kontrol etmek için çok uzun zaman harcar ve nabzın olup olmadığını belirlemekte zorlanırlar. 12–14 Ancak, solunum, öksürük veya hareket kontrolünün dolaşımın tespiti için nabız kontrolünden daha üstün olduğuna dair bir kanıt yoktur. 15 Bu nedenle, sağlık çalışanlarına nabzı hızla kontrol etmeleri ve 10 saniye içinde kesin olarak palpe edilemeyen nabızlarda derhal kompresyona başlamaları talimatı verilmiştir.
7. Resüsitasyonun Başlatılması: Amatör Kurtarıcı (Lay Rescuer)
Özet
Kalp krizi durumunda Hayatta Kalma Zinciri'nin ilk halkası, acil müdahale sisteminin derhal etkinleştirilmesini içerir. 1 Çoğu amatör kurtarıcının muhtemelen eller serbest özellikli cep telefonları olacağı göz önüne alındığında, amatör kurtarıcıların CPR uygulaması yapması ve acil müdahale sistemini neredeyse aynı anda etkinleştirmesi mümkündür. Alternatif olarak, ikinci bir amatör kurtarıcıya 112'yi araması talimatı verilebilir. Acil müdahale sisteminin etkinleştirilmesi, telekomünikasyon cihazıyla CPR uygulanmasına, kitle kaynaklı uygulamalar aracılığıyla diğer amatör kurtarıcılara bildirim yapılmasına ve belirlenen Acil Tıp Hizmetleri (EMS) kuruluşunun sevk edilmesine olanak tanır. Acil göğüs kompresyonları, OHCA'dan kaynaklanan hasta sonuçlarını iyileştirmek için kritik öneme sahiptir ve amatör kurtarıcılar eğitimsizse veya solunum desteği sağlamak istemiyorsa, sadece göğüs kompresyonu yaklaşımı uygundur. Solunumla CPR, sadece göğüs kompresyonu uygulanan CPR'ye kıyasla yetişkinlerde daha iyi sonuçlar sağlayabileceğinden, eğitimli kurtarıcıların göğüs kompresyonlarıyla birlikte solunum desteği sağlamaları önerilir. KKD, bazı bulaşıcı hastalıklara karşı önemli bir bariyer sağlar, ancak amatör müdahalecilerin KKD'ye erişimi sınırlı olabilir.Öneri Sınıfı (COR) | Kanıt Düzeyi (LOE) | Öneriler (Recommendations) |
|---|---|---|
1 | B-NR | 1. Tüm halk kurtarıcıları (lay rescuers), kardiyak arrest olduğu düşünülen yetişkinlerde göğüs kompresyonu uygulamalıdır. |
1 | B-NR | 2. Bir kurtarıcı, kardiyak arrest durumundaki bir yetişkini tanımladıktan sonra önce acil çağrı sistemini (112 vb.) aktive etmeli ve hemen ardından göğüs kompresyonu ile CPR’a başlamalıdır. |
1 | C-LD | 3. Eğer kurtarıcının cep telefonu varsa, acil yanıt sistemini aramalı ve eşzamanlı olarak CPR’a göğüs kompresyonlarıyla başlamalıdır. |
2a | B-R | 4. CPR uygulaması konusunda eğitimli halk kurtarıcılarının, göğüs kompresyonlarına ek olarak ventilasyon (nefes verme) yapması makuldür. |
2a | C-LD | 5. Kişisel koruyucu ekipman (PPE) hemen erişilebilir durumdaysa, kurtarıcıların CPR sırasında bu ekipmanı kullanması makuldür. |
Öneriye Özel Destekleyici Metin
- Göğüs kompresyonlarının hemen başlatılması, kalp durmasından sağ kurtulmak için en etkili müdahalelerden biridir. 2–4 Japonya'da, halktan kurtarıcılar için yalnızca göğüs kompresyonu uygulanan CPR'nin ülke çapında yaygınlaştırılması, muhtemelen halktan kurtarıcıların CPR sağlaması nedeniyle, OHCA'lardan sonra olumlu nörolojik sonuçlarla sağ kalma sıklığında bir artışla ilişkilendirilmiştir. 5 Birkaç gözlemsel çalışmada gösterildiği gibi, kalp durması olmayan bilinçsiz bir hastaya manuel göğüs kompresyonu uygulanması ciddi bir zararla ilişkilendirilmemiştir. 6–11 Risk-fayda oranı, bir hasta kalp durması sırasında CPR'yi reddetmenin önemli zararıyla karşılaştırıldığında, varsayılan kalp durması için CPR'ye başlamanın büyük ölçüde lehine kalmaktadır.
- Daha önce yapılan büyük bir gözlemsel çalışma (N=17.461), acil müdahale sistemine çağrılmadan önce CPR uygulanan hastalar ile çağrıldıktan sonra CPR uygulanan hastalar arasında hastaneden taburcu olmada hayatta kalma açısından bir fark bulamadı. 8 , 12 Önerimiz, zamanında acil tıbbi müdahale gönderiminin pratik hususlarını ve CPR kalitesini iyileştirmek için uzaktan yardımın kullanılabilirliğini ve değerini önemsiyor.
- Çoğu cep telefonunda, mümkün olduğunda ve yerde "eller serbest" hoparlör özelliğinin kullanılması, acil müdahalenin neredeyse aynı anda etkinleştirilmesine ve CPR'nin başlatılmasına yardımcı olabilir. Telefonun hemen erişilebilir olmadığı durumlarda, acil tıbbi müdahale sistemini etkinleştirmek için CPR'yi geciktirme kararını yerel koşullar belirleyecektir; ancak, zamanında CPR'nin önemi vurgulanmalıdır.
- Çok sayıda gözlemsel çalışma ve bir RCT'nin 1 büyük ikincil analizi, hem göğüs kompresyonu hem de ventilasyon uygulanan kalp durması hastalarında, yalnızca göğüs kompresyonu uygulanan hastalara kıyasla daha iyi sonuçlar buldu. 5 , 13–15 Diğer gözlemsel çalışmalar, yalnızca kompresyon uygulanan CPR ile karşılaştırıldığında kompresyon ve ventilasyon uygulanan hastalarda sonuçlarda bir fark olmadığını bildirdi. 14 , 16–22 CPR sırasında hem kompresyonu hem de ventilasyonun dahil edilmesinin potansiyel faydası göz önüne alındığında, amatör kurtarıcılar uygun şekilde eğitilirlerse, kompresyonlarla birlikte nefes vermeleri teşvik edilmelidir.
- KKD'nin CPR performansı üzerindeki etkisi müdahaleciler için önemli bir husustur. CPR sırasında hastalık bulaşması nadir olsa da COVID-19 pandemisi, özellikle solunum yolu virüsleri gibi havadaki patojenlerden kurtarıcıların korunmasının önemi konusunda farkındalığı artırdı. CPR aerosol üreten bir işlem olarak kabul edildiğinden, KKD kullanımı norm haline geldi. Kurtarıcının güvenliği ve korunması kalp durmasına müdahalede son derece önemlidir. Ancak kurtarıcılar, KKD giyme sürecinin CPR'nin başlatılmasını geciktirebileceğinin ve KKD kullanımının CPR performansını olumsuz etkileme ve kurtarıcı yorgunluğunu artırma potansiyeline sahip olduğunun farkında olmalıdır. 23 2023 tarihli sistematik bir inceleme ve meta-analiz, simüle edilmiş kalp durmasında KKD giyilmesiyle hayatta kalmada bir fark (1 klinik çalışma) 24 veya CPR performansında herhangi bir değişiklik (17 manken çalışması) bulamadı. 25 Aynı meta-analizden derlenen iki çalışma, kurtarıcılar KKD giyerken CPR yaptıklarında daha kötü yorgunluk skorları gösterdi. 26 , 27 Daha fazla bilgi “Bölüm 10: Yetişkin ve Pediatrik Resüsitasyonun Özel Koşulları”nda verilmiştir. 28
8. Resüsitasyonun Başlatılması: Sağlık Profesyoneli
Özet
2010 CPR ve ECC Kılavuzu, eğitimli kurtarıcılar için önemli bir değişiklik içeriyordu. Kurtarıcılara, göğüs kompresyonlarına başlama süresini en aza indirmek için CPR dizisine nefesle başlamak yerine göğüs kompresyonlarıyla başlamaları talimatı verildi (dolaşım, hava yolu ve solunum yerine hava yolu, solunum ve dolaşım). 29 Sağlık çalışanları kompresyon ve ventilasyon uygulamak üzere eğitildikleri için, yetişkin temel yaşam desteği sırasında her ikisini de sağlayabilirler.Öneri Sınıfı (COR) | Kanıt Düzeyi (LOE) | Öneriler (Recommendations) |
|---|---|---|
1 | C-LD | 1. Yetişkin bir kardiyak arrest vakasında, yalnız çalışan bir sağlık profesyoneli ventilasyondan önce göğüs kompresyonlarına başlamalıdır. |
2a | C-LD | 2. Kardiyak veya kardiyak olmayan nedenli tüm yetişkin arrest hastalarında, sağlık profesyonellerinin göğüs kompresyonu ile birlikte ventilasyon uygulaması makuldür. |
Öneriye Özel Destekleyici Metin
- Yetişkinler için dolaşım, hava yolu ve solunum yaklaşımı, 2024 ILCOR sistematik incelemesiyle desteklenmektedir. 2–4 , 8 , 30 Göğüs kompresyonları başladıktan sonra, tek bir eğitimli kurtarıcı oksijenasyon ve ventilasyon sağlamak için ağızdan maskeye veya torba-maske cihazıyla nefes verir. Manken çalışmaları, ventilasyon yerine göğüs kompresyonlarıyla başlamanın, göğüs kompresyonlarına, nefeslere ve ilk CPR döngüsünün tamamlanmasına daha hızlı ulaşma ile ilişkili olduğunu göstermektedir. 3 , 4 , 31
- Çok sayıda çalışma, kalp durması geçiren yetişkinlerde göğüs kompresyonlarına ek olarak ventilasyon uygulandığında sonuçların iyileştiğini göstermiştir. 5 , 13–15 Uzun süreli destekli ventilasyon olmadan göğüs kompresyonlarının uygulanması, CPR süresi arttıkça arteriyel oksijen içeriğinin azalması nedeniyle geleneksel CPR'den (kompresyon artı ventilasyon) daha az etkili olabilir. Bu endişe, özellikle asfiksi kaynaklı kalp durması durumunda geçerlidir. 13 Sağlık çalışanları, eğitimleri ve anlayışları sayesinde, sonraki kurtarma eylemlerinin sırasını gerçekçi bir şekilde durmanın en olası nedenine göre ayarlayabilirler.
9. Hava Yolunun Açılması
Özet
Solunum veya kalp durması olsun veya olmasın, tepkisiz hastalar için hava yolunun açılması temel yaşam desteğinin önemli bir bileşenidir. Tepkisiz bireyler, öncelikle orofarenks kaslarının tonusunu kaybetmesi nedeniyle dilin orofarenksin arkasına düşmesi nedeniyle hava yolu tıkanıklığı riski altındadır. Tedavi edilmeyen hava yolu tıkanıklığı hipoksi ve hiperkarbiye yol açabilir ve bu da kalp durmasına neden olabilir. Alternatif olarak, düzeltilmemiş hava yolu tıkanıklığı resüsitasyon çalışmalarını engelleyebilir. Orofarenks ve nazofaringeal hava yolları gibi hava yolu yardımcıları, dil ve farinks arasında bir geçit oluşturarak hava yolu açıklığını artırabilir. Ancak, bu cihazların şüpheli yüz travması (nazofaringeal hava yolu) ve sağlam öğürme refleksi (orofaringeal hava yolu) durumunda kontrendikasyonları vardır. Kurtarıcılar, bilinen veya şüphelenilen bir travma olduğunda servikal omurga yaralanması olasılığını göz önünde bulundurmalıdır. Krikoid basıncının faydalı olduğu gösterilmemiştir ve balon-maske ventilasyonu sırasında trakeaya hava girişini engelleme potansiyeli vardır.Öneri Sınıfı (COR) | Kanıt Düzeyi (LOE) | Öneriler (Recommendations) |
|---|---|---|
1 | C-EO | 1. Bilinçsiz (unresponsive) yetişkin hastalarda, sağlık profesyonelleri ve eğitimli halk kurtarıcıları, servikal omurga yaralanmasından şüphelenilmiyorsa havayolunu baş geri-çene yukarı (head tilt–chin lift) manevrasıyla açmalıdır. |
2a | C-LD | 2. Bilinen veya şüpheli bazal kafa tabanı kırığı ya da ciddi koagülopatisi olan yetişkinlerde havayolu yönetimi sırasında, nazofaringeal airway yerine orofaringeal airway tercih edilmelidir. |
2b | C-EO | 3. Havayolu yardımcı araçlarının (orofaringeal veya nazofaringeal airway) kullanımı, öksürük veya gag refleksi olmayan bilinçsiz yetişkin hastalarda ventilasyonu kolaylaştırmak amacıyla makul olabilir. |
3: Yarar Yok | C-LD | 4. Kardiyak arrestte krikoid basınının (cricoid pressure) rutin kullanımı önerilmez. |

Öneriye Özel Destekleyici Metin
- Baş eğme-çene kaldırma, kardiyak olmayan arrest ve radyolojik çalışmalarda gösterildiği gibi hava yolunu açmak için etkili bir tekniktir. 1–4 Hiçbir çalışma, kardiyak arrest sırasında hava yolu oluşturmak için baş eğme-çene kaldırmayı diğer hava yolu manevralarıyla karşılaştırmamıştır.
- Bilinen veya şüphelenilen baziler kafatası kırığı veya ciddi koagülopati varlığında orofaringeal hava yolunun nazofaringeal hava yoluna kıyasla faydası klinik çalışmalarda değerlendirilmemiştir. Ancak, orofaringeal hava yolu kullanımı, nazofaringeal hava yolu yerleştirilmesiyle oluşabilecek intrakraniyal geçiş riskini azaltır. İki vaka raporunda, baziler kafatası kırığı olan hastalarda nazofaringeal hava yollarının intrakraniyal yerleşimi gözlemlenmiştir. 5 , 6
- Orofaringeal ve nazofaringeal hava yolu yardımcıları, dilin hava yolunu tıkamasını önleyerek açık bir hava yolunu korumak ve uygun ventilasyonu kolaylaştırmak için kullanılabilir. Ancak yanlış yerleştirme, dilin orofarenksin arkasına doğru yer değiştirmesine neden olarak hava yolu tıkanıklığına neden olabilir. 1–4 , 7 , 8 Retrospektif bir çalışmada, hava yolu yardımcılarının (örneğin orofaringeal veya nazofaringeal hava yolu) torba-maske ventilasyonu ile birlikte kullanılmasıyla IHCA sırasında nörolojik sonuçlarda iyileşme bildirilmiştir. 9
- Krikoid basıncının kardiyak arrest hastalarında ventilasyonu kolaylaştırdığına veya aspirasyon riskini azalttığına dair bir kanıt yoktur. 10 Kardiyak arrest olmayan hastalarda krikoid basıncının, kese-maske ventilasyonu sırasında aspirasyona ve gastrik insuflasyona karşı koruma sağlayabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. 11–14 Ancak, yakın zamanda yapılan sistematik bir inceleme de dahil olmak üzere ek çalışmalar, krikoid basıncının aspirasyonu azaltmada başarısız olduğunu ve ileri hava yolu yerleştirilmesini engelleyebileceğini bulmuştur. 15–19
10. Baş ve Boyun Travması Sonrasında Hava Yolunun Açılması
Özet
Baş veya boyun travması belirtileri gösteren bir yetişkinde servikal omurga yaralanması olabilir. Eğitimli kurtarıcılar, çene itme tekniğini kullanarak hava yolunu açmaya çalışmalıdır çünkü bu manevra, baş eğme-çene kaldırma tekniğine göre baş ve boyunda daha az hareket üretir. Çene itme ve hava yolu yardımcı cihazının yerleştirilmesiyle açık bir hava yolu elde etmek mümkün değilse, oksijenasyon ve ventilasyonun kritik önemi göz önüne alındığında, eğitimli kurtarıcılar baş eğme-çene kaldırma tekniğini kullanarak hava yolunu açmalıdır. 2025 kanıt incelemesinde bu konuda yeni bir kanıt tespit edilmemiştir.Öneri Sınıfı (COR) | Kanıt Düzeyi (LOE) | Öneriler (Recommendations) |
|---|---|---|
1 | C-EO | 1. Baş ve boyun travması olan yetişkin hastalarda, eğitimli kurtarıcılar havayolunu baş ekstansiyonu olmadan çene itme (jaw thrust) manevrasıyla açmalıdır. |
1 | C-EO | 2. Baş ve boyun travması olan bir yetişkinde, jaw thrust manevrası ve havayolu yardımcı araçları ile havayolu açılamıyorsa, eğitimli kurtarıcılar baş geri–çene yukarı (head tilt–chin lift) manevrasını kullanabilir. |
3: Zarar | C-LD | 3. Baş ve boyun travması olan yetişkin hastalarda, eğitimsiz halk kurtarıcılarının spinal hareket kısıtlaması amacıyla sert servikal immobilizasyon cihazlarını kullanması zararlı olabilir; bu nedenle önerilmez. |
Öneriye Özel Destekleyici Metin
- Tepki vermeyen bir kişide baş veya boyun travması varsa, servikal omurga yaralanması olasılığı vardır. Eğitimli kurtarıcılar, baş eğme-çene kaldırma yerine çene itme kullanarak hava yolunu açmalıdır .
- CPR sırasında açık bir hava yolunun korunması ve yeterli ventilasyon ve oksijenasyon sağlanması önceliklidir. Çene itme ve hava yolu yardımcısının yerleştirilmesi etkisiz kalırsa, hava yolunu açmak için baş eğme-çene kaldırma gerekebilir. Açık bir hava yolunun önemi, baş ve boyun travması durumunda bile kalp durması geçiren hastada daha fazla omurga hasarı riskinden daha fazladır.
- Manuel omurga hareketi kısıtlaması, hasta bakımı sırasında servikal omurganın hareketini azaltabilirken, uygun ventilasyon ve hava yolu kontrolüne olanak tanır. 20 , 21 Baş ve boyun yaralanmaları mevcut olduğunda, amatör kurtarıcılar manuel omurga hareketi kısıtlamasını sürdürmeli ve sert servikal yakalık cihazları kullanmamalıdır. Sert servikal yakalık gibi omurga sabitleme cihazları, hava yolu açıklığını korumayı zorlaştırabilir 22 , 23 ve yeterli havalandırma sağlayabilir.
11. Yüksek Kaliteli CPR için Ölçütler
11.1. CPR Sırasında Pozisyon ve Konum İçin Öneriler
Özet
Yüksek kaliteli resüsitasyon, spontan dolaşımın geri dönmesi (ROSC) ve hayatta kalma dahil olmak üzere kalp durması sonuçlarının iyileştirilmesi için hayati önem taşır. Göğüs kompresyonunun etkinliği, kurtarıcının el pozisyonu, kurtarıcının vücut pozisyonu ve hasta pozisyonunun optimize edilmesiyle artırılabilir.

Öneri Sınıfı (COR) | Kanıt Düzeyi (LOE) | Öneriler (Recommendations) |
|---|---|---|
1 | B-NR | 1. Yetişkin kardiyak arrestinde, kurtarıcılar göğüs kompresyonlarını mümkünse hastanın gövdesi kurtarıcının diz hizasında olacak şekilde yapmalıdır. |
1 | C-LD | 2. Yetişkin bir hastada göğüs kompresyonu uygulanırken, kurtarıcı bir elinin topuğunu sternumun alt yarısı–alt üçte biri arasındaki merkez bölgeye yerleştirmeli, diğer elinin topuğunu bunun üzerine koyarak ellerini üst üste getirmelidir. |
1 | C-EO | 3. Yetişkin kardiyak arrestinde, yüksek kaliteli CPR güvenli ve etkili şekilde uygulanabiliyorsa, resüsitasyon genellikle hastanın bulunduğu yerde başlatılmalıdır. |
2a | C-LD | 4. Yetişkin kardiyak arrestinde, mümkünse CPR’ın sert bir zemin üzerinde ve hastanın sırtüstü (supin) pozisyonda yapılması tercih edilir. Ancak bu, göğüs kompresyonlarının gecikmesine neden olmamalıdır. |
2b | C-LD | 5. Yetişkin kardiyak arrestinde, kurtarıcılar göğüs kompresyonu yaparken baskın (dominant) ellerini sternum üzerine yerleştirmeyi düşünebilir. |
2b | C-LD | 6. Yüzüstü (prone) pozisyonda kardiyak arrest gelişen yetişkin hastalarda, hastayı sırtüstü (supin) pozisyona çevirmek mümkünse, göğüs kompresyonlarına başlamadan önce çevirmek makuldür. Eğer güvenli biçimde çevrilemiyorsa, CPR yüzüstü pozisyonda yapılabilir. |
Öneriye Özel Destekleyici Metin
- Kurtarıcının hastaya göre pozisyonu göğüs kompresyon kalitesini etkileyebilir. Çok sayıda simüle edilmiş çapraz RCT, yetişkin popülasyonda mankenin yanındaki yatakta veya yerde diz çökmenin ayakta durmaya kıyasla göğüs kompresyon derinliğinde iyileşme sağladığını göstermiştir. 1–6 CPR uygulamak için hastanın üzerine çıkmak, diz çökmeye benzer ve hareketli bir karyola üzerinde CPR yaparken hastanın yanında ayakta durmaya veya yürümeye kıyasla göğüs kompresyon kalitesinde iyileşme sağlar. 7–9 Ancak, özellikle hareketli bir karyola üzerinde diz çökme ve üzerine çıkma, kurtarıcının güvenliği ve stabilitesi açısından değerlendirilmelidir. Orta ölçekli (n=124) bir RCT, dar bir alanda uygulandığında geleneksel lateral CPR ile karşılaştırıldığında üzerine çıkma CPR'sinin bir faydasını bulamamıştır. 10 Boyu özel olarak değerlendiren iki çalışma, manken gövdesi kurtarıcının dizinin 10 cm'den daha altında olmadığında bunun göğüs kompresyon derinliğinde iyileşme ile ilişkili olduğunu bulmuştur. 11 , 12 Kurtarıcıyı yükseltmek için basamak kullanmanın da ayakta durmaya kıyasla göğüs kompresyon kalitesinde iyileşme sağladığı gösterilmiştir. 1 , 4 İki RCT, basamaklı tabure kullanımına kıyasla diz çökerek yapılan göğüs kompresyon kalitesi ölçümlerinin derinlik ve geri tepme dahil olmak üzere biraz daha yüksek olduğunu göstermiştir. 1 , 4
- 2020 ILCOR sistematik incelemesi, resüsitasyon süreci ve sonuçları üzerinde el pozisyonunun etkisini araştıran 57 hastayı içeren 3 çalışma belirledi. 13 Bu incelemenin son güncellemesinde yeni çalışma belirlenmedi. Resüsitasyon sonuçlarında hiçbir fark kaydedilmemiş olmasına rağmen, 2 çalışma, sternumun ortasıyla karşılaştırıldığında sternumun alt üçte biri üzerine kompresyon uygulandığında daha iyi fizyolojik parametreler (tepe arter basıncı, ortalama arter basıncı ve soluk sonu karbondioksit) buldu. 14 , 15 Üçüncü bir çalışma hiçbir fark bulamadı. 16 Radyografik çalışmalar, sol ventrikülün tipik olarak sternumun alt yarısına karşılık gelen, meme ucu çizgisinin altında yer aldığını göstermektedir. 17 Ancak, meme ucu çizgisinin altına el yerleştirilmesi, ksifoid üzerinde kompresyona neden olabilir ve bu daha az etkili olabilir. 18
- Bir hastanın CPR'ye başlamadan önce hareket ettirilmesi gerekip gerekmediği değerlendirilirken, yüksek kalitede CPR'yi güvenli bir şekilde sağlama becerisi en yüksek öncelik olmaya devam etmelidir. Kurtarıcının güvenliği sağlanarak hastanın bulunduğu yerde yeterli göğüs kompresyonları etkili bir şekilde sağlanabiliyorsa, bu yerde acil resüsitasyon gerçekleştirilebilir. Daha da önemlisi, göğüs kompresyonlarının başlatılmasında gecikme daha kötü sonuçlarla ilişkilidir. OHCA sırasında telefonla yardımlı CPR üzerine yapılan bir çalışmada, vakaların %41'inde hastanın yeniden konumlandırılması nedeniyle CPR'de gecikmeler meydana gelmiştir ve bu gecikmeler çoğunlukla kurtarıcının fiziksel kısıtlamalarından kaynaklanmaktadır. Göğüs kompresyonları geciken grupta hastaneden taburcu olma şansı önemli ölçüde daha düşüktü. 19 Bu öneri, bir hasta kalp durması halindeyken olay yerinden nakil zamanlamasına ilişkin karar verme sürecinde uygulanmak üzere tasarlanmamıştır.
- Sert bir yüzey, yeterli göğüs kompresyon derinliği olasılığını artırır. Manken çalışmalarını da içeren yakın tarihli bir sistematik inceleme, hastane ortamında CPR için sert bir yüzey sağlamak amacıyla sırt tahtası kullanılmasını önermiştir. 20 Benzer şekilde, söndürülmüş dinamik bir şilte üzerinde uygulanan kompresyonlar veya hastanede yatak üreticisinin "CPR modu"nun kullanımı göğüs kompresyon derinliğini artırabilir. 21 , 22 Çalışmalar, optimum göğüs kompresyonlarının, kişi zemin gibi sert bir yüzeydeyken en iyi şekilde uygulandığını desteklemektedir. 23 , 24
- Sternum üzerine dominant el yerleştirilmesi, göğüs kompresyon kalitesinde iyileşme sağlayabilir. Orta ölçekli bir (n=101) RCT ve 1 (n=225) gözlemsel çalışma, sternuma karşı dominant el yerleştirilmesiyle göğüs kompresyon kalitesinde iyileşme olduğunu göstermiştir. 25–27 Daha küçük bir başka RCT (n=59), sternuma dominant el yerleştirilmesiyle anlamlı olmayan bir iyileşme bulmuştur. 28
- Göğüs kompresyonlarının hasta sırtüstü pozisyondayken gerçekleştirilmesi tercih edilse de, hastanın kardiyak arrest sırasında yüzüstü pozisyonda olduğu durumlar vardır. Ameliyat prosedürleri sırasında veya COVID-19 ile ilişkili solunum yetmezliği tedavisi için yüzüstü pozisyonda kardiyak arrest yaşayan hastalar için yüzüstü pozisyonda resüsitasyon gerçekleştirildiğine dair çok sayıda vaka raporu mevcuttur. 29–31 ILCOR tarafından 2021'de yapılan sistematik bir incelemede, ameliyathanede veya yoğun bakım ünitesinde yüzüstü pozisyonda kardiyak arrest geçiren 20 yetişkin hasta bildirilmiştir. Yüzüstü pozisyonda CPR uygulanan 12 hastanın tümü ROSC yaşadı ve taburcu olana kadar hayatta kaldı. CPR başlatılmadan önce supinasyonda olan 8 hastanın ROSC oranı ve taburcu olana kadar hayatta kalma oranı sırasıyla %37,5 ve %29'du. 32
11.2. Göğüs Kompresyon Fraksiyonu ve Duraklamalar
Özet
Yüksek kaliteli KPR (Kardiyopulmoner Resüsitasyon), kardiyak arrestten sağkalımı artırmak için en önemli girişimlerden biridir. Yüksek kaliteli KPR’nin temel özelliklerinden biri, yeterli hız ve derinlikte göğüs kompresyonları uygulanmasının, kompresyonlar arasında tam göğüs geri dönüşüne izin verilmesinin ve aşırı ventilasyondan kaçınılmasının yanı sıra, göğüs kompresyonlarındaki kesintilerin en aza indirilmesidir.33,34 Göğüs kompresyonları, kardiyak arrest sırasında ileri akımın sağlanması için gereklidir ve göğüs kompresyonlarındaki duraklamaların, spontan dolaşımın geri dönüşü (ROSC) olasılığının azalmasıyla ilişkili olan koroner perfüzyon basıncında neredeyse anında bir düşüşe yol açtığı gösterilmiştir.35,36 Ventilasyonlar ve nabız kontrolleri gibi göğüs kompresyonlarında bazı duraklamalar gerekli olmakla birlikte, duraklama sayısı ve süresinin mümkün olduğunca düşük tutulması kritik önemdedir. Göğüs kompresyon fraksiyonu (CCF), bir resüsitasyon sırasında hastanın göğüs kompresyonu aldığı sürenin toplam zamana oranını ifade eder.Göğüs Kompresyon Fraksiyonu (CCF) ve Duraklamalar İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
1 | C-LD | 1. Erişkin kardiyak arrestte, şok öncesi (preshock) ve şok sonrası (postshock) göğüs kompresyonu duraklamaları mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır. |
1 | C-LD | 2. Erişkin kardiyak arrestte ritim kontrolü sırasında, sağlık profesyoneli nabız kontrolü için ayrılan süreyi en aza indirmelidir (10 saniyeyi geçmemeli) ve kurtarıcı nabzı kesin olarak hissedemiyorsa göğüs kompresyonlarına derhal yeniden başlanmalıdır. |
2a | B-R | 3. Erişkin kardiyak arrestte, şok uygulamasından hemen sonra göğüs kompresyonlarına derhal devam etmek; şok sonrası ritim kontrolü yapmak için KPR’ye ara vermekten daha uygundur. |
2a | B-R | 4. Erişkin kardiyak arrestte iki veya daha fazla kurtarıcı mevcutsa, göğüs kompresyonunu yapan kişinin yaklaşık her 2 dakikada bir değiştirilmesi uygundur (veya 30:2 oranında yaklaşık 5 döngü kompresyon-ventilasyondan sonra). |
2a | C-LD | 5. İleri hava yolu olmaksızın KPR alan erişkin kardiyak arrest hastalarında, 2 soluk vermek için kompresyonlara ara vermek uygundur; her soluk 1 saniye boyunca verilmelidir. |
2b | C-LD | 6. Erişkin kardiyak arrest sırasında, en az %60 göğüs kompresyon fraksiyonu (CCF) ile KPR uygulanması makul olabilir. |
2b | C-LD | 7. İnvaziv monitörizasyonun mevcut olduğu ileri yaşam desteği ortamı dışında, erişkin kardiyak arrestte KPR uygulanırken nabız kontrolü yapmanın değeri konusunda veriler yetersizdir. |
Öneriye Özgü Destekleyici Metin (Recommendation-Specific Supportive Text)
- Resüsitasyon sırasında toplam “eller göğüste” süresinin (CCF) artması, kardiyak arrestten sağkalımın iyileşmesiyle doğrudan ilişkilidir.37–39 Gözlemsel çalışmalar, şoklanabilir ritimleri olan hastalarda artmış CCF ile daha iyi sonuçlar olduğunu,40,41 ayrıca ROSC ile daha kısa peri-şok duraklamaları arasında bir ilişki bulunduğunu düşündürmektedir.37,42–44
- Nabız kontrolleri ve ritim kontrolleri, göğüs kompresyonlarında duraklamaya yol açarak CCF’yi azaltabilen yaygın nedenlerdir.45 Hasta ile ilgili, çevresel ve lojistik faktörler nabız kontrolünü gerçekleştirmeyi zorlaştırabilir. Gözlemsel çalışmalar, nabız kontrollerinin 10 saniyeden daha uzun sürebildiğini ve bunun CCF’yi daha da azalttığını göstermiştir.46
- Şoktan hemen sonra göğüs kompresyonlarına derhal yeniden başlanması, daha kısa bir peri-şok duraklaması sağlar ve resüsitasyon sırasında toplam “eller göğüste” süresini (CCF) artırır. Binden fazla hastayı içeren iki randomize kontrollü çalışma (RKÇ), defibrilasyon sonrası ritmi analiz etmek için KPR’ye ara verilmesinin sağkalımı artırmadığını göstermiştir.47,48 Gözlemsel çalışmalar, şoktan sonra göğüs kompresyonlarına hemen başlanmadığında ROSC’nin azaldığını göstermiştir.38,49
- Göğüs kompresyon derinliği, KPR’nin 90 ila 120. saniyelerinden sonra azalmaya başlar; ancak bu zaman aralığında kompresyon hızları anlamlı şekilde azalmaz.50 Mankenler kullanılarak yapılan randomize bir çalışma, her 1 dakikada bir rotasyon ile her 2 dakikada bir rotasyon arasında yüksek kaliteli kompresyon yüzdesi açısından fark bulmamıştır.51 Göğüs kompresyonunu uygulayan kişinin her 2 dakikada bir değiştirilmesi mantıklıdır; çünkü bu yaklaşım kompresyon kalitesini korur ve KPR’nin normalde ritim analizi için duraklatıldığı zamanlardan yararlanır.
- Ventilasyonlar için verilen duraklamaların mümkün olduğunca kısa tutulması, yüksek CCF’nin sürdürülmesine ve resüsitasyon sonuçlarının iyileştirilmesine yardımcı olur.40,41,52 Ancak, 30:2 kompresyon-ventilasyon oranı kullanıldığında duraklama sırasında verilen ventilasyonların sıklıkla etkisiz olduğuna dair yeni kanıtlar vardır. Resuscitation Outcomes Consortium verilerinin bir analizinde, araştırmacılar etkili ventilasyonların duraklamaların yarısından daha azında sağlandığını bulmuştur. Önemli olarak, etkili ventilasyonların zamanın %50’sinden fazlasında sağlandığı grupla karşılaştırıldığında, etkili ventilasyon oranı daha düşük olan hastalarda ROSC, hastaneden taburculuğa kadar sağkalım ve iyi nörolojik sonuçla sağkalım oranlarının daha kötü olduğu görülmüştür.53
- KPR sırasında kesintilerin en aza indirilmesi ve en az %60’lık bir CCF’nin korunması, birçok gözlemsel çalışmada daha iyi sonuçlarla ilişkilendirilmiştir.39,40,52 2015 tarihli bir sistematik derleme, çalışmalar arasında belirgin heterojenite olduğunu bildirmiş; bazı çalışmalar, ancak hepsi değil, daha yüksek CCF ile hastaneden taburculuğa kadar sağkalım oranlarının daha iyi olduğunu göstermiştir.40,41,52 İki çalışmada ise daha yüksek CCF, daha düşük sağkalım olasılığı ile ilişkilendirilmiştir.54,55 Resuscitation Outcomes Consortium’un 2020 tarihli retrospektif bir incelemesi, şoklanamayan ritmi olan ve CCF’si en az %40 olan hastalarda daha yüksek CCF ile ROSC arasında ilişki bulmuş, ancak sağkalım ile ilişki saptamamıştır.39 Kompresyon hızı ve derinliği ile defibrilasyon, hava yolu yönetimi ve ilaçlar gibi ilişkili girişimler de önemlidir ve CCF ile etkileşime girebilir. %60’lık bir CCF minimum hedef olarak kabul edilse de, yüksek performanslı ekipler daha yüksek düzeylere (örneğin >%80) ulaşabilir.
- KPR’ye verilen kesintiler yalnızca sonuçları iyileştirdiği gösterilmiş girişimler için yapılmalıdır. Bu aşamada, KPR sırasında nabız kontrolü yapılması konusunda önerileri destekleyecek ya da çürütecek yeterli veri ve kanıt bulunmamaktadır.
11.3. Erişkin Kardiyak Arrestte Göğüs Kompresyon Derinliği ve Hızı
Özet
Yüksek kaliteli KPR’nin temel bileşenleri; kesintilerin en aza indirilmesi, optimal hız ve derinlikte kompresyon uygulanması, yeterli göğüs geri dönüşünün sağlanması ve aşırı ventilasyondan kaçınılmasını içerir.34,56,57 Çok sayıda retrospektif gözlemsel çalışma bulunmasına rağmen, özellikle KPR kalite hedeflerini inceleyen prospektif çalışmalar veya randomize kontrollü çalışmalar sınırlıdır. Ayrıca, kanıtlar KPR bileşenleri (örneğin hız ve derinlik) arasında etkileşimler olduğunu ve bu etkileşimlerin bu bileşenlerin tek tek incelenmesini güçleştirdiğini göstermektedir. Bu sınırlılıklar bu unsurların önemini azaltmaz; aksine, ideal KPR performansının belirlenmesine yönelik sürekli araştırma ihtiyacını vurgular.Erişkin Kardiyak Arrestte Göğüs Kompresyon Derinliği ve Hızı İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
1 | B-NR | 1. Manuel KPR sırasında kurtarıcılar, ortalama bir erişkinde göğüs kompresyonlarını en az 2 inç (5 cm) derinliğe ulaşacak şekilde uygulamalı; aşırı kompresyon derinliklerinden (>2,4 inç, yani 6 cm) kaçınmalıdır. |
2a | B-R | 2. Erişkin kardiyak arrest sırasında, KPR performansının gerçek zamanlı optimizasyonu için görsel-işitsel geri bildirim cihazlarının kullanılması makuldür. |
2a | B-NR | 3. Kardiyak arrestte erişkinler için, kurtarıcıların göğüs kompresyonlarını dakikada 100–120 hızında uygulaması makuldür. |
2a | C-LD | 4. Kardiyak arrestte erişkinler için, kompresyonlar arasında göğüs üzerine yaslanmamak gibi yöntemlerle göğüs duvarının tam geri sekmesine (recoil) izin verilmesi kurtarıcılar açısından faydalı olabilir. |
2b | C-EO | 5. Erişkin kardiyak arrest sırasında, göğüs kompresyonu ile geri sekme/gevşeme sürelerinin yaklaşık olarak eşit olacağı şekilde kompresyon uygulanması makul olabilir. |
Öneriye Özgü Destekleyici Metin (Recommendation-Specific Supportive Text)
- 2020 tarihli bir ILCOR kapsam belirleme (scoping) derlemesi, göğüs kompresyon derinliğini inceleyen ve 10.700’den fazla hastayı içeren 12 çalışmayı tanımlamıştır.56 Birkaç çalışma, kompresyon derinliği en az 5 cm olduğunda, 4 cm’den az derinlikle karşılaştırıldığında hastaneden taburculuğa kadar sağkalımın daha iyi olduğunu göstermiştir.55,58,59 Gözlemsel araştırmalar, aşırı derinlikte (>6 cm) göğüs kompresyonlarıyla daha düşük sağkalım ilişkisi olduğunu düşündürmektedir.58,59
- Kurtarıcılara yönelik gerçek zamanlı KPR görsel-işitsel geri bildirimi ele alan 2024 tarihli bir ILCOR kapsam belirleme derlemesi, önceki önerileri doğrulamış; ancak dahil edilen çalışmaların metodolojik sınırlılıkları bulunduğunu belirtmiştir.13 Birçok çalışma, geri bildirim cihazlarını çok bileşenli kalite iyileştirme programlarına entegre etmiştir. Yakın tarihli bir sistematik derleme ve meta-analiz, görsel-işitsel geri bildirim cihazlarının kullanımının ROSC oranları ve kardiyak arrestten taburculuğa kadar sağkalımı artırdığını, ancak iyi nörolojik sonuçla sağkalımı artırmadığını göstermiştir.61 Hastane içi kardiyak arrest (IHCA) hastalarında yapılan randomize bir klinik çalışmada, kompresyon derinliği ve geri dönüşüne yönelik işitsel geri bildirim kullanımıyla hastaneden taburculuğa kadar sağkalımda %25,6’lık bir iyileşme gösterilmiştir.62
- 2020 tarihli bir ILCOR kapsam belirleme derlemesi, kardiyak arrestteki erişkin hastalarda göğüs kompresyon hızını inceleyen 11 gözlemsel çalışmayı tanımlamıştır.56 13.700’den fazla hastayı içeren üç çalışma,57,63,64 daha düşük veya daha yüksek hızlarla karşılaştırıldığında 100–119/dk kompresyon hızlarıyla hastaneden taburculuğa kadar sağkalımın daha iyi olduğunu düşündürmüştür. Bir randomize çalışma, 100 ve 120/dk göğüs kompresyon hızları arasında sağkalım açısından fark bulmamıştır.65 Bir çalışmada ise, 100–120/dk ile karşılaştırıldığında daha yüksek hızlarda (121–140/dk) ROSC’nin daha iyi olduğu gösterilmiştir (n=222).64 Ancak yazım grubu, bu öneriyi oluştururken ROSC’ye kıyasla sağkalıma daha fazla önem atfetmiştir.
- İki gözlemsel çalışma, göğüs kompresyonu bırakma hızının (release velocity) etkisi konusunda karışık sonuçlar sunmuştur; bir çalışma >400 mm/sn hızlarda sağkalımın daha iyi olduğunu öne sürerken,66,67 diğeri sonuçlar açısından fark olmadığını bildirmiştir.66 Domuz (porcine) çalışma verileri, kurtarıcıların göğüs üzerine yaslanmasının koroner perfüzyonda azalmaya yol açtığını düşündürmektedir.68
- 2020 Kılavuzları, kompresyon ve dekompresyon için harcanan sürenin eşit olduğu %50’lik bir görev döngüsünü (duty cycle) önermiştir; bu öneri ağırlıklı olarak pratikte uygulanmasının kolay olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Hastane dışı ventriküler fibrilasyon (VF) arresti olan erişkinlerde yapılan bir klinik çalışmada (katılımcıların %43’ü hastaneden taburculuğa kadar sağkalım göstermiştir), resüsitasyon sırasında gözlenen ortalama görev döngüsü %39 bulunmuştur.69 Birçok hayvan çalışması, görev döngüsü %50’nin altında olduğunda daha yüksek kan akımları ve daha iyi sonuçlar gözlemlemiş olsa da, optimal görev döngüsü bilinmemektedir. Güncel olarak, mevcut öneriden değişikliğe gitmeyi gerektirecek yeterli kanıt bulunmamaktadır; bu durum, ileri araştırma gerektiren bir bilgi boşluğu olarak varlığını sürdürmektedir.
12. Ventilasyon ve Kompresyon–Ventilasyon Oranı
12.1. Ventilasyon ve Kompresyon–Ventilasyon Oranı
Özet
Ventilasyon, KPR sırasında kritik bir rol oynar ve daha iyi hasta sonuçlarıyla ilişkilidir.1–3 Ancak ileri bir hava yolu olmaksızın KPR sırasında yeterli ventilasyon sağlamak, özellikle balon-maske cihazı kullanıldığında zorlayıcı olabilir. Balon-maske ventilasyonunda, maske ile yüz arasında yetersiz bir sızdırmazlık oluşması veya havanın akciğerler yerine istemeden özofagusa yönelmesi riski vardır. Mevcut ekipmanla ventilasyon hacmini ölçmek zor olabildiğinden, kurtarıcılar yeterli ventilasyonu göğüs yükselmesini gözlemleyerek izleyebilir. Pasif oksijen verilerek göğüs kompresyonlarının uygulanması yeterli ventilasyonu garanti etmez. Ayrıca, göğüs kompresyonları fonksiyonel rezidüel kapasiteyi azaltabilir, aralıklı hava yolu kollapsı ve atelektaziye bağlı olarak akciğer kompliyansını bozabilir ve akciğer hasarı ile azalmış kardiyak output dâhil bir dizi komplikasyonu tetikleyebilir.4–9 Yakın tarihli çalışmalar, kurtarıcıların sıklıkla ventilasyonu kılavuzlara uygun şekilde veremediğini göstermektedir.2,10,11 Buna karşılık, hem etkili ventilasyon hem de göğüs kompresyonlarının birlikte uygulandığı KPR (30:2 KPR sırasında duraklamaların %50’sinden fazlasında akciğerlerin şişirilmesiyle) daha iyi sonuçlarla ilişkilendirilmiştir.1–3 Bu bulgular, hasta sonuçlarını optimize etmek için yeterli ventilasyonun önemini vurgulamaktadır.Erişkin Kardiyak Arrestte Ventilasyonun Temelleri İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
2a | C-LD | 1. İleri hava yolu olmayan erişkin kardiyak arrest hastalarında, solukların ağızdan ağıza, ağızdan maskeye veya balon-maske ventilasyonu ile verilmesi makuldür. |
2a | C-LD | 2. Kardiyak arrestteki erişkin hastayı ventile ederken, görünür göğüs yükselmesi oluşturacak kadar tidal hacim verilmesi makuldür. |
2a | C-LD | 3. Kardiyak arrestteki erişkin için balon-maske cihazıyla ventilasyon verilirken, 1 kurtarıcının hava yolunu açmak ve maskeyi yüze sızdırmaz şekilde oturtmak için iki elini kullanması; ikinci bir kurtarıcının ise balonu sıkması makuldür. |
2b | C-LD | 4. İleri hava yolu olmayan erişkin kardiyak arrestte soluk verilirken, her bir soluk 1 saniye boyunca verilebilir (makul olabilir). |
3: Zarar | C-LD | 5. Kardiyak arrestte erişkin hastalara soluk verilirken, kurtarıcılar hipoventilasyondan (çok az soluk veya çok düşük hacim) veya hiperventilasyondan (çok fazla soluk veya çok yüksek hacim) kaçınmalıdır. |
Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- Hem ağızdan ağıza soluk verme hem de balon-maske ventilasyonu, kardiyak arrestteki kişiye oksijen ve ventilasyon sağlar.12 Balon-maske cihazlarına veya bazı cep maskelerine ek oksijen akımı eklenerek oksijen sunumu artırılabilir. Ağızdan ağıza soluk vermek için kişinin hava yolunu açın, burnunu sıkıştırın, ağız etrafında hava geçirmez bir sızdırmazlık oluşturun ve bir soluk verin. Bariyer cihaz kullanıldığında, ağızdan cep maskesine ventilasyon, ağızdan yüz siperliğine göre daha etkili soluklar sağlar.13
- Göğüs kompresyonları sırasında ventilasyon sağlamak zorludur; özellikle prehospital ortamda tidal hacimleri veya solunum hızlarını izlemeye yönelik ekipmanlar genellikle bulunmadığından bu güçlük artar. Bununla birlikte, göğüs yükselmesi ve alçalmasının gözlenmesi ventilasyonun değerlendirilmesinde güvenilir bir yöntem olmaya devam eder. Entübe erişkinlerde yapılan bir çalışmada, görünür göğüs yükselmesi sağlamak için 362–406 mL’lik tidal hacmin (ortalama erişkin için yaklaşık 5–7 mL/kg) gerekli olduğu bulunmuştur.14 Göğüs yükselmesi, ventilasyon için kompresyonlara ara verilen standart 30:2 KPR sırasında ventilasyonu yönlendirmeye yardımcı olabilir; ancak sürekli göğüs kompresyonu yapılan KPR sırasında göğüs yükselmesini izlemek mümkün değildir. Balon-maske ventilasyonunda, maske ile yüz arasındaki hava kaçağı sıklıkla yetersiz tidal hacme yol açar; bu durum özellikle pediatrik boy balon kullanıldığında belirgindir.10 Buna karşılık, erişkin boy balon kullanımı erişkin kardiyak arrestte daha yüksek ROSC oranlarıyla ilişkilendirilmiştir.11
- Balon-maske ventilasyonu, yeterlilik için ciddi pratik gerektiren zor bir beceridir. Maske ile yüz arasında hava kaçağı veya hava yolunun yeterince açılmaması nedeniyle sıklıkla yeterli ventilasyon sağlayamaz.2,15 Balon-maske ventilasyonu, 2 eğitimli ve deneyimli kurtarıcı tarafından uygulandığında en etkilidir; kurtarıcılardan biri hava yolunu açar ve maskeyi her iki eliyle yüze sızdırmaz şekilde yerleştirirken, diğer kurtarıcı (aynı zamanda göğüs kompresyonunu yapan kişi olabilir) 30:2 KPR sırasında kompresyonlara verilen aralarda balonu sıkar. Her iki kurtarıcı da uygun ventilasyonu doğrulamak için görünür göğüs yükselmesi ve alçalmasını izler. Çene itme (jaw thrust) ile uygulanan iki elli maske tekniğinin, sıklıkla E-C klempi olarak adlandırılan tek elli tekniğe göre üstün olduğu gösterilmiştir.16,17 E-C klempi tekniğinde işaret parmağı ve başparmak C şeklinde burun ve ağız üzerinde sızdırmazlık oluşturur; kalan parmaklar ise E şeklinde mandibulanın alt kenarı boyunca yerleştirilerek mandibulayı yükseltir ve hava yolunu açar. Yalnızca 1 kurtarıcının mevcut olduğu durumlarda, 30:2 KPR sırasında ağızdan maskeye iki elli ventilasyon tekniği kullanılabilir; ancak balon-maske cihazı kullanılıyorsa, maskeyi sızdırmaz yerleştirmek ve hava yolunu açmak için tek elli bir teknik gereklidir.
- Ağızdan ağıza veya ağızdan maskeye soluk verirken derin nefes yerine düzenli bir nefes almak, kurtarıcının baş dönmesi veya sersemlik yaşamasını önlemeye yardımcı olabilir ve kişinin akciğerlerinin aşırı şişmesini engeller. 1 saniyelik inspirasyon süresi önerisi, 30:2 KPR sırasında göğüs kompresyonlarındaki duraklamaları mümkün olduğunca kısa tutmak amacı taşır.18
- Aşırı ventilasyon; mide şişmesi, regürjitasyon, aspirasyon ve azalmış kardiyak outputa neden olabilir.1–3 Yetersiz ventilasyon da zararlıdır ve azalmış sağkalım ile ilişkilidir.1–3
12.2. Erişkin Kardiyak Arrestte Ventilasyon: Özel Durumlar
Özet
Cep maskesi ve balon-maske ventilasyonu hem oral hem de nazal geçitleri kullanırken, ağızdan ağıza soluk verme kardiyak arrestteki kişinin ağzı ile kurtarıcı arasında bir sızdırmazlık gerektirir. Bazı anatomik, patolojik veya travmatik durumlar ağız yoluyla ventilasyonu engelliyorsa, nazal geçidin kullanılması kabul edilebilir bir alternatiftir. Trakeal stomaya sahip bireylerde, soluk verilmesini gerektiren solunumsal veya kardiyak arrest gelişebilir. Ventilasyon burun veya ağız yoluyla yapılamıyorsa, kurtarıcı solukları ağızla veya bir yüz maskesi kullanarak trakeal stoma üzerinden verebilir. Trakea yoluyla yerleştirilmiş yapay hava yolunun (örneğin trakeostomi) yönetimi bu kılavuzların kapsamı dışındadır. 2025 kanıt incelemesi sırasında bu konuya ilişkin yeni bir kanıt saptanmamıştır.Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- Kişinin ağzı yoluyla ventilasyon; travma, pozisyon veya yeterli sızdırmazlık sağlanamaması nedeniyle mümkün değilse, ağızdan buruna ventilasyon gerekli olabilir. Bir olgu serisi, erişkinlerde ağızdan buruna ventilasyonun uygulanabilir, güvenli ve etkili olduğunu düşündürmektedir.19
- Trakeal stomaya sahip erişkin bir hastada etkili ventilasyon, stomadan ventilasyon gerektirebilir; bu, ağızdan stomaya soluk verme ile veya stomayı tamamen kapatacak şekilde yuvarlak, pediatrik bir yüz maskesi kullanılarak balon-maske tekniğiyle sağlanabilir. Ağızdan stomaya ventilasyonun güvenliği, etkinliği veya uygulanabilirliği konusunda yayımlanmış bir kanıt bulunmamaktadır. Larenjektomili hastalarda yapılan bir çalışma, pediatrik bir yüz maskesinin standart bir ventilasyon maskesine kıyasla daha iyi bir peristomal sızdırmazlık sağladığını göstermiştir.20
Erişkin Kardiyak Arrestte Ventilasyon: Özel Durumlar İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
2a | C-LD | 1. Erişkin hastanın ağzı yoluyla soluk vermenin mümkün olmadığı veya pratik olmadığı durumlarda, kurtarıcının ağızdan buruna ventilasyon kullanması makuldür. |
2b | C-EO | 2. Soluk verilmesi gereken trakeal stomalı bir erişkinde, ağızdan stomaya veya yüz maskesinden stomaya ventilasyon makul olabilir. |
12.3. Spontan Dolaşımı Olan Erişkinlerin Ventilasyonu (Solunum Arresti)
Özet
Ventilasyon, nabzı olan ancak solumayan veya etkili şekilde solumayan bir kişide oksijen sunumu ve karbondioksit eliminasyonu için hayati öneme sahiptir. Apneik bir hastaya etkili ventilasyonlar hızla sağlanmazsa, kalp ve beyin gibi oksijen tüketimi yüksek organlarda geri dönüşü olmayan hasar gelişebilir. Bu tür durumlara opioid aşırı dozu ve kardiyak arrest sonrası ROSC örnek olarak verilebilir. Nabzı olan kişilerde, yalnızca 90 saniyelik apneden sonra oksijen satürasyonu tehlikeli derecede düşük düzeylere inebilir.21 Oksijen satürasyonu, etkili ventilasyon ile hızla düzeltilebilir.22Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- Oda havası solurken genel anestezi uygulanan 14 hastayı içeren bir çalışma, apnenin başlamasından sonraki 90 saniye içinde oksijen satürasyonunun tehlikeli derecede düşük düzeylere düştüğünü göstermiştir (ortalama oksijen satürasyonu %62,1; aralık %43,9–%81,9).21 Solunum arresti ve hipoksi, uygun oksijenasyon ve ventilasyon ile etkili ve agresif şekilde yönetilmezse hızla kardiyak arreste ilerleyebilir. 2024 tarihli boğulma sonrası resüsitasyon kılavuzlarında, kardiyak arrest gelişmeden önce su içinde solunum desteği verilmesinin, sudan çıkarıldıktan sonra KPR başlatılmasına kıyasla daha iyi sonuçlarla ilişkili olduğu bildirilmiştir.23
- Kritik hasta, apneik erişkinlerde yapılan randomize bir çalışmada balon-maske ventilasyonu ile ventilasyon verilmemesi karşılaştırılmış; dakikada 10 soluk hızında balon-maske ventilasyonunun, ventilasyon verilmemesine kıyasla entübasyon öncesinde ciddi hipoksik olayların insidansını azalttığı bulunmuştur.22 Kullanılan tidal hacim, görünür göğüs yükselmesi oluşturacak düzeydeydi. Kardiyak arrest sırasında normokapniyi (normal ventilasyon) sağlamak için gereken ventilasyon sıklığını yönlendirecek veriler sınırlı olmakla birlikte, anormal ventilasyonu inceleyen bir hastane içi çalışma; hipokapninin (aşırı ventilasyon), ağır hiperkapninin (yetersiz ventilasyon) ve hem hipokapni hem de hiperkapni arasında dalgalanmaların (tutarsız ventilasyon) hafif hiperkapni ile karşılaştırıldığında 1 aylık olumsuz nörolojik sonuç oranlarının daha yüksek olmasıyla ilişkili olduğunu göstermiştir.24
Spontan Dolaşımı Olan Erişkinlerin Ventilasyonu (Solunum Arresti) İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
1 | C-LD | 1. Spontan dolaşımı olan (yani güçlü ve kolay palpabl nabızları bulunan) ve solunum arresti gelişmiş erişkin hastalarda, sağlık profesyoneli ventilasyon sağlamalıdır. |
2a | C-LD | 2. Solunum arresti olan erişkin bir hastaya ventilasyon sağlanırken, sağlık profesyonelinin her 6 saniyede 1 soluk (dakikada 10 so |
12.4. Erişkin Kardiyak Arrestte Kompresyon–Ventilasyon Oranı
Özet
Literatürde erişkin KPR’nin uygulanmasına yönelik çeşitli stratejiler tanımlanmıştır. Başlıca iki strateji; ventilasyon için kesintiler verilen göğüs kompresyonları (örneğin her 2 ventilasyona karşılık 30 kompresyon) ve eşzamanlı olmayan ventilasyonlarla veya ventilasyonsuz sürekli göğüs kompresyonlarıdır.Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- Çalışmaların büyük çoğunluğu, sürekli göğüs kompresyonları ile ventilasyon duraklamaları içeren kesintili KPR arasında hasta sonuçları açısından fark olmadığını bildirmektedir.1–5 Asfiksi dışı kardiyak arrestleri içeren 4 randomize kontrollü çalışmanın bir sistematik derlemesi ve meta-analizi, ilk yardımcı (lay rescuer) tarafından uygulanan kesintili KPR’nin, sürekli göğüs kompresyonlarıyla (dakikada 100 kompresyon) karşılaştırıldığında hastaneden taburculuğa kadar sağkalımın daha düşük olduğunu bildirmiştir; ancak bu çalışmaların 3’ünde kompresyon–ventilasyon oranı 15:2 idi.6
- Prehospital sağlık profesyonelleri tarafından uygulanan KPR’de, sürekli göğüs kompresyonları ve eşzamanlı olmayan ventilasyonlara kıyasla 30:2 KPR’nin daha yüksek ROSC, hastaneye yatışa kadar sağkalım ve iyi nörolojik sonuçlarla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Hastaneden taburculuğa kadar sağkalım açısından fark saptanmamıştır.6
- Resuscitation Outcomes Consortium Sürekli Göğüs Kompresyonları çalışmasının retrospektif bir analizinde, ileri hava yolu olmayan ve travma dışı hastane dışı kardiyak arrest (OHCA) geçiren 26.810 erişkin değerlendirilmiştir. Protokole uygun şekilde uygulandığında, EMS tarafından eşzamanlı olmayan ventilasyonlarla birlikte sürekli göğüs kompresyonlarının, 30:2 KPR’ye kıyasla daha düşük sağkalım olasılığı ile ilişkili olduğu bulunmuştur.7 Kayıp sonuçların imputasyonundan sonra, etkililik popülasyonunda tedavi grupları arasındaki genel sağkalım farkı anlamlı bulunmamıştır.
- Önemli olarak, eşzamanlı olmayan soluklarla birlikte sürekli göğüs kompresyonu kullanımı, KPR sırasında ventilasyonun yeterliliğini izlemesine olanak tanımaz; çünkü göğüs yükselmesi gözlemlenemez. Güncel kanıtlar, resüsitasyon sırasında ventilasyonların sıklıkla göğüs yükselmesi oluşturacak yeterli hacimde verilmediğini göstermiştir.8 Sürekli göğüs kompresyonları sırasında ventilasyonların değerlendirilememesi nedeniyle, 30:2 KPR sırasında göğüs yükselmesini izleyebilme olanağına önem verilmiştir.
Erişkin Kardiyak Arrestte Kompresyon–Ventilasyon Oranı İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
2a | B-NR | 1. İleri hava yolu (supraglottik hava yolu veya endotrakeal tüp) yerleştirilmeden önce, ilk yardımcıların (lay rescuers) ve sağlık profesyonellerinin 30 kompresyonu takiben 2 soluktan oluşan döngülerle KPR uygulaması makuldür. |
2b | C-LD | 2. İleri hava yolu olmayan erişkin kardiyak arrest hastalarında, sağlık profesyonelleri eşzamanlı olmayan soluklarla birlikte sürekli göğüs kompresyonlarının kullanımını düşünebilir. |
13. Erişkin Kardiyak Arrestte Defibrilasyon
13.1. Erişkin Kardiyak Arrestte Defibrilasyon İçin Pedler
Özet
Defibrilasyonun pedallar (paddles) veya pedler (pads) kullanılarak uygulanması, cilt ile doğrudan temas gerektirir; önceden jel sürülmüş pedlerin veya elektrolit jelinin kullanılması, elektriğin miyokarda iletimini daha da iyileştirebilir. Enerji iletim vektörünün, ventriküler fibrilasyonun (VF) sıklıkla kaynaklandığı sol ventrikül de dâhil olmak üzere miyokarda doğru yönlendirilmesini sağlamak için ped yerleşimi önemlidir. Anterolateral ped yerleşimi kullanılıyorsa, lateral pedin çok anteriora değil, midaksiller hatta yerleştirilmesi önemlidir. Ped veya pedalın boyutu empedansı etkiler; bu nedenle erişkinler için daha büyük pedal veya pedler uygundur. Ped veya pedalların doğrudan çıplak göğse uygulanması gerekliliği, kadınların erkeklere kıyasla kamusal alanlarda defibrilasyona anlamlı derecede daha düşük oranlarda maruz kalmasının nedenlerinden biri olabilir.1,2 Sütyeni çıkarmak yerine ayarlama seçeneği, kadının göğsünün açığa çıkarılmasına ilişkin rahatsızlık ya da uygunsuz dokunma veya cinsel saldırı suçlamalarına dair korku gibi faktörleri azaltabilir.3Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- Anterolateral, anteroposterior, anterior–sol infraskapular ve anterior–sağ infraskapular elektrot yerleşimleri, supraventriküler ve ventriküler aritmilerin tedavisinde karşılaştırılabilir derecede etkilidir.4–8 Yakın tarihli bir önce–sonra çalışması, 207 hastada (1023 şok) anterolateral ve anteroposterior ped yerleşimleri arasında şok başarısı açısından fark olmadığını göstermiştir (%82,1’e karşı %82,2).9 İkinci bir çalışma, anterolateral ped yerleşimine kıyasla anteroposterior ped yerleşimi ile daha yüksek ROSC oranları bildirmiştir (olasılık oranı 2,64; %95 GA, 1,50–4,65); ancak hastaneden taburculuğa kadar sağkalım veya iyi nörolojik sonuç oranlarında fark saptanmamıştır.10 Anlamlı yanlılık riski potansiyeli nedeniyle, yazım grubu bu bulguların doğrulanması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu değerlendirmiştir. Daha büyük ped/pedal boyutu (çapı 8–12 cm sınırları içinde) transtorasik empedansı azaltır. Kendinden yapışkanlı pedler, klinik uygulamada defibrilasyon pedallarının yerini büyük ölçüde almıştır.11,12
- 2024 tarihli bir ILCOR kapsam belirleme (scoping) derlemesi, giysilerin çıkarılmasını ele alan 3 çalışmayı tanımlamıştır; bunlar 1 hakemli simülasyon çalışması ve 2 kongre özetinden oluşmaktadır. Derleme, sütyenin rutin olarak çıkarılmasını destekleyecek yeterli kanıt bulunmadığı sonucuna varmış; sütyeni çıkarmak yerine konumunu ayarlayarak pedlerin doğrudan cilt üzerine yerleştirilmesinin mümkün olabileceğini belirtmiştir. Hakemli tek simülasyon çalışması,13 kongre özeti olarak yayımlanan bir domuz modelinde gerçekleştirilmiş ve kendinden yapışkanlı AED pedleri sütyenin metal baleni (underwire) üzerine doğrudan uygulandığında bile ilk şokta %100 başarı oranı bildirmiştir.14 Çalışmada ark oluşumu, akımın yön değiştirmesi veya sütyenin ya da domuzun cildinin yanması gibi herhangi bir advers olay gözlenmemiştir.
Erişkin Kardiyak Arrestte Defibrilasyon İçin Pedler: Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
2a | C-LD | 1. Kardiyak arrestteki erişkinlerde, defibrilasyon pedallarının veya pedlerinin açık göğüs üzerine anterolateral veya anteroposterior pozisyonda yerleştirilmesi ve pedal/ped elektrot çapının 8 cm’den büyük olacak şekilde kullanılması makuldür. |
2b | C-EO | 2. Kardiyak arrestteki bir erişkin için defibrilasyon pedleri yerleştirilirken, sütyeni çıkarmak yerine konumunu ayarlamak makul olabilir. |

13.2. Erişkin Kardiyak Arrestte Defibrilasyon Öncesi KPR
Özet
Ventriküler fibrilasyon (VF) veya nabızsız ventriküler taşikardiye (pVT) bağlı ani kardiyak arrestte erken defibrilasyon sağkalım için esastır. Defibrilasyon, özellikle şoka kadar geçen süre minimal olduğunda, VF/pVT başlangıcından kısa süre sonra uygulandığında en etkilidir.15 Ancak VF/pVT daha uzun süre devam ettiğinde, kalbin enerji rezervleri tükenebilir ve ritim analizi öncesinde bu rezervleri yeniden sağlamak için bir KPR dönemi uygulanmadıkça defibrilasyonun etkinliği azalabilir. Şok uygulaması etrafındaki dönemde (peri-şok dönem) KPR’ye verilen kesintilerin en aza indirilmesi de hasta sonuçlarını iyileştirmek açısından kritiktir.16 Defibrilasyon başarısı, VF/pVT’nin sonlandırılmasını ifade eder; ancak bu her zaman perfüzyon sağlayan bir ritimle sonuçlanmayabilir.Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- Yüksek kaliteli KPR, kardiyak arrestteki bir hasta için tek başına en kritik girişimdir. Defibrilatör veya AED hazır olana ve uygulanana kadar KPR’nin sürdürülmesi ve peri-şok dönemde göğüs kompresyonlarındaki kesintilerin minimumda tutulması; defibrilasyon başarısı ve hasta sonuçlarının iyileşmesiyle ilişkilidir.17–23 Tanıklı hastane dışı arresti ve başlangıç ritmi VF olan hastaları içeren ARREST (Amsterdam Resuscitation Studies) kayıtlarından bir çalışmada, ilk şokun 6 dakika içinde uygulandığı durumlarda ilk-şok defibrilasyon başarısı %93 iken, ilk şokun 16 dakikadan daha geç uygulandığı durumlarda bu oran %75’e düşmüştür. İlk şoka kadar geçen her bir dakikalık gecikme, taburculuğa kadar sağkalım olasılığında %6’lık bir azalma ile ilişkilidir.24
- VF/pVT birkaç dakikadan daha uzun süredir mevcut olduğunda, miyokardın oksijen ve diğer enerji substratlarına ait rezervleri hızla tükenir.25 Şok öncesinde bir KPR dönemiyle bu rezervler yeniden sağlanırsa, defibrilasyon başarısı anlamlı ölçüde artar.17–20 İlk ritim analizi öncesinde kısa (yaklaşık 30 saniye) ve daha uzun (3 dakikaya kadar) KPR sürelerini karşılaştıran çalışmalar, defibrilasyon sonuçları açısından fark göstermemiştir; bu nedenle, izlenmeyen kardiyak arrestte defibrilatör kullanıma hazırlanırken kısa bir KPR dönemi yeterli olabilir.21–23 İzlenen arrestlerde bile, defibrilasyon pedlerinin yerleştirilmesi, cihazın açılması ve şok öncesi kondansatörün şarj edilmesi zaman alabilir; bu süre boyunca kurtarıcılar KPR’ye devam edebilir.
- Erken defibrilasyon, kardiyak arrest sonuçlarını iyileştirir.26–28 VF kısa süreliyse, miyokardın oksijen ve diğer enerji substratlarına ait rezervlerinin büyük olasılıkla korunmuş olduğu ve ritmin defibrilasyona en duyarlı durumda bulunduğu kabul edilir.25,29 Bu nedenle, VF başlangıcı izlenmiş veya tanıklı ise ve defibrilatör zaten bağlıysa ya da defibrilatöre anında erişim varsa, defibrilasyon derhal uygulanabilir.
Erişkin Kardiyak Arrestte Defibrilasyon Öncesi KPR İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
1 | C-LD | 1. Kardiyak arrestteki erişkinler için, bir defibrilatör veya AED uygulanana kadar KPR önerilir. |
2a | B-R | 2. İzlenmeyen (unmonitored) erişkin kardiyak arrestte, defibrilatör temin edilirken ve kullanıma hazırlanırken kısa bir KPR dönemi uygulanması makuldür. |
2a | C-LD | 3. Kardiyak arrestteki erişkinlerde, defibrilatörün zaten bağlı olduğu veya anında erişilebilir olduğu tanıklı ya da izlenen VF/nabızsız ventriküler taşikardide derhal defibrilasyon uygulanması makuldür. |
14. Erişkinlerde FBAO (Yabancı Cisme Bağlı Hava Yolu Tıkanıklığı)
14.1. Bilinçli Erişkin Hastalarda FBAO’nun Giderilmesi
Özet
FBAO yaygın bir tıbbi acildir ve Amerika Birleşik Devletleri’nde kazaya bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir; 2021 yılında 5000’den fazla olgu bildirilmiştir.1 Erişkinlerde FBAO olgularının çoğu gıdaya bağlıyken, pediatrik FBAO’lar sıklıkla hem gıda hem de gıda dışı materyallerden kaynaklanır. FBAO olguları, tıkanıklığın derecesine bağlı olarak genellikle hafif veya ağır olarak sınıflandırılır. Hafif ya da kısmi hava yolu tıkanıklıkları sıklıkla öksürük ve nefes almada zorluk ile ortaya çıkar. Bu olgular çoğu zaman öksürükle kendiliğinden düzelebilir; ancak tam hava yolu tıkanıklığına ilerleyebilir. Ağır ya da tam hava yolu tıkanıklıkları ise zayıf veya hiç olmayan öksürük, konuşamama, renk değişiklikleri (siyanoz) ve bilinç düzeyinde değişikliklerle seyreder; yabancı cisim çıkarılmazsa hızla bilinç kaybı, apne ve kardiyak arreste ilerleyebilir. Hava yolu tıkanıklığının süresinin uzaması yüksek morbidite ve mortalite ile ilişkilidir.2 İlk yardımcılar tarafından FBAO’nun giderilmesine yönelik uygun girişimlerin hızlıca uygulanması, sağkalım ve iyi nörolojik sonuçlarla ilişkilendirilmiştir.3 Ayrıca, yabancı cisim çıkarılsa dahi, FBAO’nun giderilmesi için ek tekniklerin uygulanabilmesi ve ileri bakım için hastaneye naklin sağlanması amacıyla acil sağlık hizmetlerinin aktive edilmesi önemlidir.Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- FBAO için farklı girişimlerin etkinliğini veya güvenliğini karşılaştıran randomize kontrollü çalışma (RKÇ) bulunmamaktadır; hem sağlık hizmeti verilen hem de sağlık hizmeti verilmeyen ortamlarda FBAO girişimlerinin en etkili sıralamasına ilişkin kanıtlar sınırlıdır.3,4 FBAO’lu 709 kişiyi içeren bir kohort çalışması,5 sırt darbelerinin, abdominal itmelere kıyasla FBAO’nun giderilme oranlarının daha yüksek olması ve daha az yaralanma ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca, olgu sunumlarında abdominal itmelere bağlı aort diseksiyonu ve gastrik rüptür dâhil ölümcül yaralanmalar tanımlanmıştır.4,6,7 Beş sırt darbesi ile beş abdominal itmenin dönüşümlü uygulanması önerisi, bu yaklaşımı kullanan mevcut bebek ve pediatrik kılavuzlarla tutarlılık sağlama değerine dayanmaktadır.8,9
- Önceki gözlemsel çalışmalar, FBAO’lu hastaların yabancı cismin başarıyla çıkarılmasından önce sıklıkla birden fazla girişime ihtiyaç duyduğunu göstermiştir. Ağır FBAO olguları çoğu zaman hastane öncesi bakım personelinin müdahalesini veya hastanede değerlendirme ve tedaviyi gerektirir.3,5 Bu nedenle, ağır FBAO’da acil tıbbi yanıt sisteminin derhal aktive edilmesi esastır.
- Öksürük, yüksek hava yolu basınçları oluşturabilir,10,11 bu da onu kısmi tıkanıklıkların giderilmesinde etkili kılar. Hafif FBAO hızla ilerleyebileceğinden, ağır tıkanıklık bulgularının izlenmesi kritik önemdedir.
Bilinçli Erişkin Hastalarda FBAO’nun (Yabancı Cisme Bağlı Hava Yolu Tıkanıklığı) Giderilmesi İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
1 | B-NR | 1. Ağır FBAO’su olan erişkinlerde, yabancı cisim çıkana kadar veya kişi yanıtsız hale gelene kadar 5 sırt darbesi (slap) ardından 5 abdominal itme olacak şekilde tekrarlayan döngüler uygulanmalıdır. |
1 | C-EO | 2. Kurtarıcılar, ağır FBAO’su olan erişkinler için acil yanıt sistemini aktive etmelidir. |
1 | C-EO | 3. Hafif FBAO’su olan erişkinlerde, kişi hava yolunu öksürerek temizlemeye bırakılmalı ve ağır hava yolu tıkanıklığı bulguları açısından gözlenmelidir. |
14.2. Bilinçsiz Erişkin Hastalarda FBAO’nun Giderilmesi
Özet
Ağır bir hava yolu tıkanıklığı bilinç kaybına yol açtığında, sırt darbeleri (slap) ve abdominal itmeler uygulanamaz hale gelir ve kardiyak arrest kaçınılmazdır. Göğüs kompresyonları, yabancı cismin dışarı atılmasını sağlayacak yeterli hava yolu basıncı oluşturabilir.12,13Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- Bir hasta bilinçsiz hale geldiğinde, gözlemsel veriler, hastanın nabzı olsun ya da olmasın, göğüs kompresyonlarıyla başlanarak derhal KPR uygulanmasını desteklemektedir; bu yaklaşım iyi nörolojik sonuçlarla ilişkilidir.14 Daha önce belirtildiği gibi, kardiyak arrestte olmayan hastalarda göğüs kompresyonu uygulanmasının yaralanma riski düşüktür.8
- Görülebilen bir yabancı cismin çıkarılması, ventilasyonlarla yeniden tıkanma gelişmesini önlemeye yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, yabancı cismin varlığında ventilasyon verilmesinin tıkanıklığı kötüleştirdiğine dair bir kanıt yoktur; teorik olarak, tıkanıklığı ana bronşlardan birine iterek tam bir obstrüksiyonu hafifletebilir.
- Gözlemsel veriler, yabancı cisim görünür değilken “kör” parmak süpürmesi (blind finger sweep) uygulanmasının ve hava yolu tıkanıklığını kötüleştirme riskinin, olası herhangi bir faydadan daha ağır bastığını düşündürmektedir.
Bilinçsiz Erişkin Hastalarda FBAO’nun (Yabancı Cisme Bağlı Hava Yolu Tıkanıklığı) Giderilmesi İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
1 | C-LD | 1. Ağır FBAO’su olan erişkinler yanıtsız hale gelirse, kurtarıcılar göğüs kompresyonlarıyla başlayarak KPR’ye başlamalı ve kimse yapmadıysa acil yanıt sistemini aktive etmelidir. |
1 | C-EO | 2. KPR alan FBAO’lu erişkinlerde, soluk verebilmek için hava yolu açılırken görülebilen herhangi bir yabancı cisim çıkarılmalıdır. |
3: Zarar | C-LD | 3. FBAO’su olan erişkinlerde kör parmak süpürmesi (blind finger sweep) yapılmamalıdır. |
14.3. Özel Durumlarda FBAO’nun Giderilmesi
Özet
Abdominal itmelerin etkili şekilde uygulanmasının ya mümkün olmadığı ya da uygun olmadığı bazı özel durumlar vardır (örneğin, kurtarıcıların hastanın abdomenini kavrayamaması, hastanın tekerlekli sandalyede olması, hastanın gebeliğin geç dönemlerinde olması). Bu durumlarda FBAO yönetimine ilişkin kanıtlar sınırlıdır.Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- Kurtarıcıların hastanın abdomenini çevreleyemediği durumlar veya gebeliğin geç dönemleri gibi özel koşullarda FBAO’ya ilişkin önerileri destekleyecek yüksek kaliteli veri bulunmamaktadır. Bu durumlarda abdominal itmelerin uygulanması kurtarıcılar için pratik olmayabilir. Yabancı cismin dışarı atılmasını sağlayacak yeterli basıncı oluşturmak amacıyla bu durumlarda göğüs itmeleri kullanılabilir.
- Birçok gözlemsel çalışma,15,16 taşınabilir, güçsüz (nonpowered) aspirasyon cihazlarının kullanımını tanımlamaktadır. Ancak, bu cihazların sırt darbeleri veya abdominal itmeler gibi standart tekniklere üstünlüğünü gösteren ya da cihazların güvenliğini ortaya koyan kanıtlar yetersizdir.
Özel Durumlarda FBAO’nun (Yabancı Cisme Bağlı Hava Yolu Tıkanıklığı) Giderilmesi İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
1 | C-EO | 1. Kurtarıcı kişinin abdomenini çevreleyemiyorsa, ağır FBAO’su olan erişkinlerde yabancı cisim çıkana kadar veya kişi yanıtsız hale gelene dek 5 sırt darbesi (slap) ardından 5 göğüs itmesi olacak şekilde tekrarlayan döngüler uygulanmalıdır. |
1 | C-EO | 2. Gebeliğin geç dönemlerinde olan ve ağır FBAO’su bulunan erişkinlerde, yabancı cisim çıkana kadar veya kişi yanıtsız hale gelene dek 5 sırt darbesi (slap) ardından 5 göğüs itmesi olacak şekilde tekrarlayan döngüler uygulanmalıdır. |
2b | C-LD | 3. FBAO’su olan erişkinlerde aspirasyona dayalı hava yolu temizleme cihazlarının etkinliği ve güvenliği gösterilmemiştir; öneride bulunmak için kanıtlar yetersizdir. |
14.4. Yetişkin Yabancı Cisim Hava Yolu Tıkanıklığı Algoritması

15. Obezitesi Olan Erişkin Hastalarda Kardiyak Arrest
Özet
Obezite, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki erişkinlerin %40’ından fazlasını etkilemekte olup ani kardiyak arrest için önemli bir risk faktörüdür. Anlamlı koroner arter hastalığı bulunan kardiyak arrest sağ kalanlarını inceleyen gözlemsel bir çalışmada, obezite yüksek mortalite riski ve olumsuz nörolojik iyileşme ile ilişkili bulunmuştur.1 Etkili göğüs kompresyonlarının uygulanması da dâhil olmak üzere kardiyak arrest yönetimi, artmış göğüs duvarı kalınlığı nedeniyle önerilen derinliğe ulaşmak için daha fazla kuvvet gerektirdiğinden, obezitesi olan hastalarda zor olabilir.2 Obezitesi olan erişkin bir hastada KPR uygulamanın fiziksel gereksinimleri, kurtarıcı yorgunluğunun daha hızlı gelişmesine yol açabilir; bu durum, kurtarıcı değişiminin yakından izlenmesi gerekliliğini vurgular.Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- 2024 tarihli bir ILCOR kapsam belirleme (scoping) derlemesi, obezitesi olan erişkin hastalarda kardiyak arresti değerlendiren 34 gözlemsel çalışmayı içermiş ve standart KPR’den sapmayı destekleyecek bir kanıt bulmamıştır. Bu derlemenin önemli bir zorluğu; nörolojik sonuçlar, hastaneden taburculuğa kadar sağkalım, uzun dönem sağkalım ve ROSC gibi bildirilen hasta sonuçlarının çalışmalar arasında değişkenlik göstermesi ve tutarsız biçimde ölçülmesidir.3 Şok başarısı,4 2 dakikadan kısa sürede verilen şok yüzdesi,5,6 veya VF/pVT’nin sonlandırılması6 açısından obezitesi olan hastalar ile obezitesi olmayan hastalar arasında fark saptanmamıştır.
- Sert yüzeyler, yeterli göğüs kompresyonlarının sağlanma olasılığını artırır. Hastane içinde yatak üreticisinin “KPR modu”nun kullanılması veya sert bir yatak, göğüs kompresyon derinliğini artırabilir.2,7 Obezitesi olan erişkin bir hastanın yatakta bulunduğu hastane dışı kardiyak arrest (OHCA) durumlarında, göğüs kompresyonlarının başlatılmasında gecikmeye yol açmamak için hastayı taşımak için gereken süre dikkatle değerlendirilmelidir.
- Şişirilmiş yataklar üzerinde kompresyon uygulandığında veya obezitesi olan erişkinlerde, yeterli kompresyon derinliğine ulaşmak için kurtarıcıların kompresyon kuvvetini artırması gerekebilir.2
- Obez mankenlerde kısmi bir sırt tahtasının (veya “KPR tahtası”) kullanımı, yalnızca hastane yatağına kıyasla yeterli göğüs kompresyonlarına ulaşma olasılığını artırmamaktadır.8 Yüksek kaliteli KPR’nin hızla başlatılması kardiyak arrest sonuçlarını iyileştirdiğinden, obezitesi olan hastada göğüs kompresyonlarının hastane yatağı üzerinde başlatılması, KPR başlangıcındaki gecikmeleri en aza indirmeye yardımcı olabilir.
Obezitesi Olan Erişkin Hastalarda Kardiyak Arrest İçin Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
1 | C-LD | 1. Kardiyak arrestte olan obezitesi bulunan erişkinlerde KPR, obez olmayan hasta için kullanılan tekniklerle aynı teknikler kullanılarak uygulanmalıdır. |
2a | C-LD | 2. Kardiyak arrestte olan obezitesi bulunan erişkinlerde, hastayı sert bir yüzeye taşımanın göğüs kompresyonlarına başlama sürecinde gecikmeye etkisi kurtarıcılar tarafından dikkate alınabilir (değerlendirilebilir). |
2b | C-EO | 3. Kardiyak arrestte olan obezitesi bulunan erişkin hastalarda, yeterli kompresyon derinliğine ulaşmak için kurtarıcıların kompresyon kuvvetini artırması makul olabilir. |
3: Fayda Yok | C-LD | 4. Obezitesi olan erişkinlerde, hastane içi kardiyak arrest (IHCA) sırasında kısmi sırt tahtası (veya “KPR tahtası”) kullanımı, hastane yatağı üzerinde göğüs kompresyonu uygulanmasına kıyasla fayda sağlamaz. |
16. Erişkin Kardiyak Arrestte KPR İçin Alternatif Teknikler
Özet
Konvansiyonel KPR’ye alternatifler arasında mekanik KPR veya özel durumlarda kullanılmak üzere kurtarıcının farklı pozisyonları yer alır. Mekanik KPR iki ana tipe ayrılabilir: toraksı çevresel olarak sıkan yük dağıtıcı kompresyon bandı veya göğsü önden arkaya doğru komprese eden pnömatik piston cihazı. Bu cihazların ya da tekniklerin kullanımı, KPR’de kesintileri en aza indirmek için özel ekipman ve ek eğitim gerektirir. Hasta nakli sırasında, arama-kurtarma operasyonlarında veya dar alanlarda yapılan resüsitasyon gibi özel durumlar, kurtarıcının hastanın yanında (lateralinde) olmadığı alternatif KPR yöntemlerini destekleyebilir. Alternatif pozisyonlardan biri, kurtarıcının hastanın başı dizlerinin arasında olacak şekilde diz çöktüğü ve sternuma doğru uzanarak göğüs kompresyonlarını ventilasyonla birlikte ya da ventilasyonsuz uyguladığı “baş üzerinden (over-the-head) kompresyonlar” olarak adlandırılmıştır. Bir diğer yeni alternatif yöntem ise kurtarıcının topuğunu veya ayağını kullanarak göğüs kompresyonları uygulamasıdır. Bu alternatif KPR yöntemleri, hastaların alışılmadık yerlerde bulunması veya resüsitasyonun özel koşullar altında yapılmasının gerekli olduğu durumlarda dikkate alınabilecek seçeneklerdir.Öneriye Özgü Destekleyici Metin
- Bireysel acil tıbbi yanıt kuruluşları, mekanik KPR cihazlarının potansiyel faydalarını; nakil süreleri, ekip güvenliği ve göğüs kompresyonları için mevcut personel sayısı gibi lojistik faktörlerle; cihazın uygulanmasına bağlı göğüs kompresyonlarındaki kesintiler gibi olası dezavantajlara karşı tartmalıdır. Mekanik KPR kullanımının değerlendirilebileceği senaryolara; hasta nakli sırasında KPR kalitesini artırma potansiyeli, manuel KPR’nin uygulanmasının pratik olmadığı ya da kurtarıcı güvenliğini etkileyebilecek lojistik kısıtlılıklar, manuel KPR için sınırlı sayıda kişinin bulunduğu uzamış resüsitasyonlar veya enfeksiyöz hastalık bulaşma riskinin belirgin olduğu durumlar örnek verilebilir.
- Tek kurtarıcılar, hastanın omuzlarının üzerinden göğse bası uygulayarak etkili göğüs kompresyonları yapabilir; bu yöntem baş üzerinden (over-the-head) KPR olarak bilinir. Bu senaryoda kurtarıcılar, hastanın başı dizlerinin arasında olacak şekilde diz çöker ve sternuma doğru uzanarak ventilasyonla birlikte ya da ventilasyonsuz göğüs kompresyonları uygular. Küçükten orta boyutlu mankenlerle yapılan çok sayıda randomize kontrollü çalışma,1–5 baş üzerinden KPR ile lateral KPR arasında kompresyon derinliği ve recoil dâhil göğüs kompresyonu kalitesi açısından fark göstermemiştir; bazı çalışmalarda ise göğüs kompresyonu kalitesinde iyileşme saptanmıştır.6–8 Bazı baş üzerinden KPR çalışmalarında ventilasyon hızları iyileşmişken, diğerlerinde ventilasyon kalitesinde fark olmadığı veya tidal volümün arttığı gösterilmiştir.4,6,7 Bu çalışmaların birçoğu, çığ altında kalan hastalar veya hareket halindeki bir teknenin güvertesi gibi dar alanlar gibi özel durumlar için tasarlanmıştır.2,4 Birden fazla çalışma, bir kurtarıcının hastanın başında ventilasyon yaptığı ve ikinci kurtarıcının hastanın yanında KPR uyguladığı standart iki kurtarıcılı KPR’nin, tek bir kurtarıcının baş üzerinden kompresyon yaptığı duruma kıyasla daha iyi göğüs kompresyonu kalitesi sağladığını göstermiştir.7
- Sınırlı sayıda gözlemsel çalışma, konvansiyonel yalnızca ellerle KPR’ye kıyasla ayağın veya topuğun kullanıldığı kompresyonlarda göğüs kompresyonu döngülerinin süresinde artış ve kompresyon derinliğinde fark olmadığını göstermiştir.9,10 Bir simülasyon temelli randomize çalışma ise, topuk kullanılarak yapılan kompresyonlarda konvansiyonel KPR’ye göre göğüs kompresyonu kalitesinde azalma olduğunu göstermiştir.11 Verilerin oldukça sınırlı olması ve çelişkili sonuçlar göstermesi nedeniyle, bu tekniğin kullanımı lehine ya da aleyhine bir öneride bulunulamaz.
- Birçok büyük randomize kontrollü çalışma, mekanik KPR cihazlarının kullanımıyla sağkalımda iyileşme göstermemiştir.12–16 Bu bulgu, yakın tarihli bir ILCOR sistematik derlemesiyle de desteklenmektedir.17 Hastane dışı kardiyak arrestte mekanik kompresyon cihazını değerlendiren PARAMEDIC çalışması, 30 günde sağkalım açısından fayda göstermemiş13,18 ve mekanik cihaz kullanımında 30 gün, 3 ay ve 12 ayda daha kötü nörolojik sonuçlar bildirmiştir.13,19,20 Bununla birlikte, 3 ve 12 aylık nörolojik sonuçlar hastaların %40’ından fazlasında takip kaybı nedeniyle belirgin şekilde sınırlıdır.20 ASPIRE (AutoPulse Assisted Prehospital International Resuscitation) çalışmasının birincil popülasyonuna ait ikincil analiz, mekanik KPR ile 4 saatlik sağkalımın azaldığını ve bunun muhtemelen ilk şoka kadar geçen süredeki gecikmeyle ilişkili olduğunu göstermiş; çalışma mekanik grupta olası zarar nedeniyle sonlandırılmıştır.12 İki küçük gözlemsel çalışma, mekanik KPR kullanımıyla kaburga ve sternum kırıklarında artış bildirmiştir.21,22 Ancak bu bulgu, yayımlanan RKT’lerde tekrarlanmamıştır.13,19,20
Erişkin Kardiyak Arrestte KPR İçin Alternatif Teknikler: Öneriler | ||
|---|---|---|
COR | LOE | Öneriler |
2b | C-LD | 1. Erişkin kardiyak arrestte, sağlık profesyoneli için yüksek kaliteli manuel kompresyonların uygulanmasının zor veya tehlikeli olabileceği belirli ortamlarda, cihazın yerleştirilmesi ve çıkarılması sırasında KPR’ye verilen kesintiler kurtarıcılar tarafından sıkı biçimde sınırlandığı sürece, mekanik KPR cihazlarının kullanımı düşünülebilir. |
2b | C-LD | 2. Tek kurtarıcılar için, erişkin kardiyak arrestte hastanın “baş üzerinden (over-the-head)” pozisyonundan kompresyon uygulanması düşünülebilir. |
2b | C-LD | 3. Erişkin kardiyak arrestte topuk/ayak ile kompresyonların etkinliği yeterince ortaya konmuş değildir. |
3: Fayda Yok | B-R | 4. Erişkin kardiyak arrestte mekanik KPR cihazlarının rutin kullanımı önerilmez. |
Kaldığın Yerden Devam Et
Bu konunun tamamına erişmek için abonelik gerekiyor. Ancak ücretsiz üyelik oluşturarak Infuscion’un birçok özelliğini hemen kullanmaya başlayabilirsin.
Ücretsiz üyelik ile:
✔️Okuduğun konuları takip edebilir
✔️Önemli gördüğün yerleri vurgulayabilir
✔️İçeriklere geri bildirim bırakabilir
✔️Açık konulardaki quiz ve flashcard’ları çözebilir
✔️Infuse Mode ile aktif öğrenmeyi deneyebilirsin
Infuscion’u sadece okumak için değil; not alarak, işaretleyerek ve kendini test ederek daha verimli kullanabilirsin.
👉 Ücretsiz hesabını oluştur ve öğrenmeye devam et.
