Banner Image

1. Nedir?

Arachnida (Örümceğimsiler) sınıfı, bilinen zehirli türlerin en fazla olduğu sınıftır; yaklaşık 34.000 zehirli örümcek türü ve 1.400 zehirli akrep türü içerir. Bilinen türlerin neredeyse tamamı zehirlidir, ancak çoğu insan için zararlı değildir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yalnızca yaklaşık 50 örümceğimsiler türü insanlarda hastalığa yol açar; çünkü türlerin çoğunda insan derisini delmeye yetecek uzunlukta dişler (fangs) veya iğneler (stinger) bulunmaz. İnsanlar akreplerden ve örümceklerden sıklıkla korkar; bu durum araknofobi olarak adlandırılır. Aynı sınıfa ait olan keneler ise daha az korkulan canlılardır, ancak Rocky Mountain benekli ateşi ve Lyme hastalığı gibi enfeksiyöz hastalıkları bulaştırmaları nedeniyle daha fazla morbiditeye yol açarlar. Akrepler, kabukluları andıran örümceğimsiler (araknidler) olup, yeryüzündeki en eski kara canlıları arasındadır. Akrepler dünyanın her yerinde bulunur ve bazı türleri Amerika Birleşik Devletleri’nin güneybatısında yer alır. Centruroides sculpturatus adlı bir tür, insanlar için özellikle tehlikelidir. Centruroides’e bağlı envenomasyonlar; Arizona, Nevada ve Utah dâhil olmak üzere çeşitli eyaletlerden bildirilmiştir. Küresel olarak, insanlarda ciddi envenomasyona yol açabilen çok sayıda başka akrep türü de vardır. Tıbbi açıdan önem taşıyan akrep türlerinin çoğu Buthidae ailesine aittir. Bu aile, Centruroides türlerinin yanı sıra Buthus, Parabuthus, Mesobuthus, Tityus ve Androctus gibi diğer bazı tehlikeli akrep cinslerini de içerir. Yurdumuzun Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır yörelerinde bulunan ve insanları sokma vakalarında hayati tehlikeye neden olan Androcutanus crassicauda türü akrepler bulunmaktadır. Akrepler, genellikle gündüzleri kaya, kütük veya zemin altlarında ve yarıklarda saklanan, gece aktif olan yırtıcı hayvanlardır. C. sculpturantus ya da ağaç kabuğu akrebi (bark scorpion), ağaçların üzerinde veya yakınında bulunur.   Akrep sokması, akrep zehrinin inokülasyonu sonucu gelişen; lokal ağrıdan, ciddi otonom sinir sistemi disfonksiyonu, kardiyopulmoner yetmezlik ve nörolojik bozulmaya kadar ilerleyebilen potansiyel olarak hayatı tehdit eden bir toksikolojik acildir.

2. Etiyoloji

Akrep zehri:

Kardiyotoksik

Nefrotoksik

Nörotoksik

Hematotoksik etkilere sahiptir

Zehir, otonom sinir sistemini etkiler
Sempatik aşırı aktivasyon ön plandadır

Alfa-adrenerjik uyarı baskındır
→ Taşikardi, hipertansiyon, hipersalivasyon, nöromüsküler bulgular

3. Patofizyoloji

Akrebin kuyruk benzeri bir yapısı vardır; bu yapı aslında abdomeninin (karın bölümünün) son altı segmentinden oluşur. Son segment, yani telson, iki adet zehir bezini ve iğneyi içerir. Akrep sokmasına bağlı klinik tablo, esas olarak akrep zehrinin iyon kanalları ve otonom sinir sistemi üzerindeki etkileri sonucu gelişir. Patofizyoloji; nörotoksisite + otonomik disfonksiyon + ikincil kardiyopulmoner etkiler ekseninde ilerler. Akrebin enjekte ettiği zehir miktarı, ortaya çıkan klinik tablonun şiddetini belirleyen temel faktörlerden biridir. Akrebin toksin depolarının doluluk durumu ve sokma sırasında enjekte edilen venom miktarı bireyler arasında ve aynı tür içinde değişkenlik gösterebilir. Kısmi veya tam sokmalarda, akrep bazı durumlarda zehrini tamamen enjekte etmeyebilir; bu durum “kuru sokma (dry sting)” olarak adlandırılır.

Zehir İçeriği ve Primer Etki Mekanizması

Akrep zehirlerinin önemli bir bileşeni α-toksinlerdir. Sodyum kanalları ve daha az oranda potasyum ve kalsiyum kanalları üzerinde etkili olan düşük molekül ağırlıklı nörotoksinler içerir.  Bu toksinler 

Voltaj kapılı sodyum kanallarının inaktivasyonunu geciktirir.

Nöronal membranlarda uzamış depolarizasyona yol açar.

Sonuç olarak nöronal uyarılmaya ve otonom sinir sisteminin aktivasyonuna yol açar.

Otonom Sinir Sistemi Disregülasyonu

 Sempatik-Parasempatik sinir uçlarından nörotransmitter salınımı artar, ancak klinikte sempatik etki baskındır.

Sempatik aşırı aktivasyon sonucu

Katekolamin salınımı-fırtınası ↑ ve alfa-adrenerjik stimülasyon baskın

Klinik yansımalar: Taşikardi, hipertansiyon,terleme, hipertermi, ajitasyon, hiperglisemi

Bu nedenle tedavide alfa-blokaj (Prazosin) kritik öneme sahiptir.

Nöromüsküler ve Kraniyal Sinir Tutulumu

Sodyum kanal disfonksiyonu sonucu, somatik motor nöronlarda aşırı uyarılabilirlik gelişir.

Klinik yansımalar: Fasikülasyonlar, tremor, istemsiz kasılmalar, huzursuzluk

Kraniyal sinir tutulumu: Bulanık görme, disfaji, disfoni, dil fasikülasyonları, hipersalivasyon

Ensefalopati ve konvülziyon

Kardiyak Tutulum

Otonomik fırtına ve direkt toksik etki sonucu:

Miyokard kontraktilitesi bozulur, kardiyak oksijen tüketimi artar, koroner vazospazm gelişebilir.

Sonuç: Miyokardit, aritmiler, kardiyak yetmezlik, kardiyojenik şok

Kardiyak tutulum, mortalitenin en önemli nedenlerinden biridir.

Pulmoner ve Santral Sinir Sistemi Etkileri

Artmış pulmoner kapiller permeabilite ve sol ventrikül disfonksiyonu sonucu pulmoner ödem gelişebilir. Sonucunda hipoksi görülebilir.

Akut böbrek yetmezliği, metabolik asidoz

Yaygın damar içi pıhtılaşma 

Infupoint: Çocuklarda Neden Daha Ağır Seyreder?

Vücut ağırlığına göre daha yüksek zehir dozu: Otonom sinir sistemi rezervinin sınırlı olması ve çocuklarda kardiyak kompansasyon kapasitesinin düşük olması nedeni ile aynı zehir yükü olmasına rağmen → daha hızlı ve daha ağır klinik tablo oluşur.

Kaldığın Yerden Devam Et

Bu konunun tamamına erişmek için abonelik gerekiyor. Ancak ücretsiz üyelik oluşturarak Infuscion’un birçok özelliğini hemen kullanmaya başlayabilirsin.

Ücretsiz üyelik ile:

✔️Okuduğun konuları takip edebilir

✔️Önemli gördüğün yerleri vurgulayabilir

✔️İçeriklere geri bildirim bırakabilir

✔️Açık konulardaki quiz ve flashcard’ları çözebilir

✔️Infuse Mode ile aktif öğrenmeyi deneyebilirsin

Infuscion’u sadece okumak için değil; not alarak, işaretleyerek ve kendini test ederek daha verimli kullanabilirsin.

👉 Ücretsiz hesabını oluştur ve öğrenmeye devam et.