Banner Image

1. Giriş

Akut perikardit, perikard kesesinin inflamasyonunu ifade eder.

Perikard Nedir?

•Perikard, visseral ve pariyetal tabakalardan oluşan, bu tabakaların arasında perikardiyal boşluk adı verilen potansiyel bir boşluğun bulunduğu fibroelastik bir kesedir. Sağlıklı bireylerde perikardiyal boşluk, plazmanın ultrafiltratı olan yaklaşık 15 ila 50 mL sıvı içerir.

Perikard Hastalıkları

Perikard hastalıkları klinik olarak bir veya birden fazla şekilde ortaya çıkabilir:

•Akut ve rekürren perikardit•Belirgin hemodinamik bozulma olmaksızın perikardiyal efüzyon•Kardiyak tamponad•Konstriktif perikardit•Efüziv-konstriktif perikardit

1.1. Üremik Perikardit ve Diyaliz ilişkili perikardit (Kronik Böbrek Hastalığı Olan Hastalarda Perikardit)

İleri evre kronik böbrek hastalığı olan hastalarda iki farklı perikardit formu tanımlanmıştır: “üremik perikardit” ve “diyaliz ilişkili perikardit”. Kronik böbrek hastalığında perikarditin klinik özellikleri diğer nedenlere bağlı perikarditte görülenlerle benzerlik gösterebilir; ancak klasik EKG bulguları bu hastalarda daha seyrek görülür.

•

Üremik perikardit

◦Üremik perikardit, perikard kesesinin visseral ve pariyetal membranlarının inflamasyonundan kaynaklanır. Genellikle diyaliz başlanmadan önce veya diyaliz başlandıktan sonraki ilk sekiz hafta içinde ortaya çıkan perikarditi ifade eder.▪Nedeni kesin olmamakla birlikte, diyaliz başlandıktan sonra semptomların tipik olarak hızlı şekilde gerilemesi nedeniyle üremik toksinlerin patogenezde rol oynadığı düşünülmektedir. Sistemik immün bozukluklar gibi bazı istisnalar dışında, üremik perikardit ile altta yatan böbrek hastalığının nedeni arasında bir ilişki yoktur.•

Diyaliz ilişkili perikardit

◦ise diyaliz başlandıktan sekiz hafta veya daha uzun süre sonra ortaya çıkan perikarditi ifade eder. Diyaliz ilişkili perikardit daha karmaşık bir patogeneze sahip olabilir; çünkü diyaliz sıklığının veya yoğunluğunun artırılmasına daha az yanıt verir.◦Diyaliz ilişkili perikarditi olan hastalarda perikardiyal sıvı, diyaliz sırasında heparin uygulanması ve üremik trombosit disfonksiyonunun varlığı nedeniyle sıklıkla seroanjinözdür. Ayrıca hemodinamik instabilite ile ilişkili olma olasılığı daha yüksektir.◦Nedeni bilinmemekle birlikte tekrarlayan antikoagülasyon, viral enfeksiyon ve hiperparatiroidizme bağlı bozulmuş kalsiyum ve fosfor dengesi bazı hastalarda rol oynayabilecek faktörler olarak öne sürülmüştür.

1.2. Miyoperikardit veya Perimiyokardit

Perikardit ve miyokardit ortak etiyolojik etkenleri paylaşır ve etkilenen yapılar anatomik olarak birbirine bağlıdır. Bu nedenle viral enfeksiyon gibi patolojik bir süreç hem miyokardı hem de perikardı etkileyebilir. Miyoperikardit veya perimiyokardit terimleri, miyokardiyal inflamasyon ile uyumlu bulguların da eşlik ettiği akut perikardit olguları için kullanılır.

•Bu terimler sıklıkla birbirinin yerine kullanılır veya baskın tutulum bölgesini belirtmek amacıyla kullanılabilir. Tedavi yaklaşımı ise baskın olan duruma odaklanır.◦Perikarditin baskın olduğu ve ventrikül fonksiyonunun normal olduğu miyokard tutulumu olguları miyoperikardit olarak adlandırılır.▪Klinik pratikte miyoperikardit terimi daha yaygındır ve sıklıkla her iki durumu da ifade edecek şekilde kullanılır [22,32,33].◦Buna karşılık, özellikle ventrikül fonksiyonu azalmışsa, miyokard tutulumunun daha belirgin olduğu durumlarda perimiyokardit terimi kullanılabilir.


Hem perikardit hem de miyokardit bulunan hastalarda genellikle bu iki durumdan biri klinik tabloya baskın şekilde hâkim olur ve bu nedenle

2. Epidemiyoloji

Akut perikardit, perikardı etkileyen en sık hastalıktır. Akut perikarditin insidansı ve prevalansına ilişkin bilgiler sınırlıdır. Bununla birlikte akut perikarditin, hastaneye yatırılan hastaların yaklaşık %0,1 ila %0,2’sinde ve iskemik olmayan göğüs ağrısı nedeniyle acil servise başvuran hastaların yaklaşık %5’inde görüldüğü bildirilmiştir .

•Finlandiya’da 9,5 yıllık bir dönemde, ülke genelindeki 29 hastaneye yapılan 670.409 kardiyovasküler başvuruyu içeren gözlemsel bir çalışmada, hastaneye yatış gerektiren perikarditin yaşa standardize insidansı 100.000 kişi-yıl başına 3,3 olgu olarak saptanmıştır.

Akut perikardit, birçok klinik ortamda sık görülen bir hastalıktır ve altta yatan sistemik bir hastalığın ilk bulgusu olabileceği gibi izole bir süreç olarak da ortaya çıkabilir. Kaynakların yeterli olduğu ülkelerde akut perikardit olgularının çoğunun olası veya doğrulanmış viral kökenli olduğu düşünülmektedir; ancak çoğu olgunun kesin etiyolojisi geleneksel tanısal yaklaşımla belirlenememektedir [2].

Antiretroviral tedavi alan ve akut perikardit gelişen insan immün yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonlu hastalarda etiyolojik spektrum, HIV ile enfekte olmayan hastalardakine oldukça benzerdir. Bununla birlikte HIV enfeksiyonunun kendisi ve tüberküloz, kaynakların sınırlı olduğu ülkelerde veya antiretroviral tedaviye erişimi olmayan hastalarda akut perikarditin başlıca nedenleri olmaya devam etmektedir.

3. Klinik Özellikler

Akut perikardit, altta yatan etiyolojiye bağlı olarak çeşitli nonspesifik belirti ve bulgularla ortaya çıkabilir. Akut perikarditin başlıca klinik bulguları şunlardır:

•

Göğüs ağrısı ve/veya dispne

◦Akut perikarditli hastaların büyük çoğunluğu göğüs ağrısıyla başvurur (olguların >%95’i)▪Perikardite bağlı göğüs ağrısı; miyokardiyal iskemi, pulmoner emboli, aort diseksiyonu, gastroözofageal reflü hastalığı ve kas-iskelet sistemi kaynaklı ağrı gibi göğüs ağrısının diğer yaygın ve/veya yaşamı tehdit eden nedenlerinden mutlaka ayırt edilmelidir.◦Akut perikardite bağlı göğüs ağrısı tipik olarak oldukça ani başlar ve anterior göğüste hissedilir. ◦Miyokardiyal iskemiye bağlı ağrıdan farklı olarak perikardite bağlı göğüs ağrısı çoğunlukla keskin ve plöritik karakterdedir; ▪inspirasyon veya öksürükle şiddetlenir, sırtüstü yatmakla kötüleşir, ▪oturmak ve öne eğilmekle azalır. ▫En ayırt edici özelliklerden biri, hasta oturup öne eğildiğinde ağrının şiddetinin azalmasıdır. Bu pozisyonun, pariyetal perikard üzerindeki basıncı azaltma eğiliminde olduğu düşünülmektedir. Özellikle inspiryum sırasında ağrının kötüleşmesi, diyaframın düzleşmesiyle birlikte kalbin aşağı doğru hareket etmesi ve pariyetal perikardı germesiyle açıklanabilir.◦Göğüs ağrısının trapezius çıkıntısına yayılması da perikardit açısından oldukça özgül kabul edilmiştir.◦Bazı hastalarda ise künt, baskı tarzında ağrı görülebilir; bu durumda perikarditi göğüs ağrısının diğer nedenlerinden ayırt etmek daha güç olabilir.◦Bununla birlikte, ileri yaştaki hastalarda göğüs ağrısından ziyade dispne daha sık görülen bir semptom olabilir.◦Enfeksiyona bağlı akut perikardit olgularında göğüs ağrısının bulunma olasılığı yüksektir; ancak üremik perikarditli veya romatolojik bir hastalıkla ilişkili perikarditli hastalarda ağrı minimal olabilir ya da hiç olmayabilir. Bununla birlikte bazı hastalarda plöritik göğüs ağrısı ve perikardit, sistemik lupus eritematozusun ilk bulguları olabilir.•

Sistemik belirtiler

◦Enfeksiyöz etiyolojisi olan hastalar ateş ve lökositoz gibi sistemik enfeksiyon belirti ve bulgularıyla başvurabilir. ◦Özellikle viral etiyolojilerden önce “grip benzeri” solunumsal veya gastrointestinal semptomlar görülebilir. ◦Bilinen otoimmün hastalığı veya malignitesi olan hastalar ise altta yatan hastalığa özgü semptomlarla başvurabilir.

3.1. Perikardiyal Frotman

Perikardiyal frotman, sol sternal kenar üzerinde, stetoskopun diyaframıyla en iyi duyulan, yüzeyel tırmalayıcı veya gıcırtılı bir sestir. Bu bulgu olguların az bir kısmında saptanır; tipik olarak <%30. Fizik muayenede perikardiyal frotman bulunması, akut perikardit açısından oldukça özgüldür. Ancak perikardiyal efüzyonu olan hastalarda da duyulabilir bir frotman bulunabilir.

Perikardiyal Frotmanın Özellikleri

•Klasik olarak perikardiyal frotman üç fazlıdır ve yüzeyel, tırmalayıcı veya gıcırtılı bir karaktere sahiptir. Frotman sıklıkla aralıklıdır; şiddeti artıp azalabilir ve stetoskopun diyaframı ile en iyi şekilde duyulur. Perikardiyal frotmanın, kalbin perikardiyal kese içindeki maksimum hareketi sırasında ortaya çıktığı ve perikardın iki inflamasyonlu tabakası arasındaki sürtünmeden kaynaklandığı düşünülmektedir. ◦Atriyal sistol sırasında oluşan faz◦Ventriküler sistol sırasında oluşan faz◦Erken ventriküler diyastoldeki hızlı dolum fazı sırasında oluşan faz•Atriyal fibrilasyonu olan hastalarda atriyal sistol bulunmadığından frotman iki fazlı olur. Ek olarak, tam olarak bilinmeyen nedenlerle bazı frotmanlar kardiyak siklusun yalnızca bir veya iki fazında duyulabilir. •Perikardiyal frotman lokalize veya yaygın olabilir, ancak genellikle sol sternal kenar üzerinde duyulur.•Frotmanın şiddeti; stetoskop diyaframıyla sıkı bası uygulanması, nefesin tutulması ve hastanın öne eğilmesi ya da dirsek ve dizleri üzerinde dinlenmesiyle sıklıkla artar.◦Bu son manevra, visseral ve pariyetal perikard arasındaki teması artırmak amacıyla tasarlanmıştır; ancak hasta için zahmetli olduğundan pratikte nadiren kullanılır.◦Frotmanın şiddeti değişken olabilir ve saatler içinde ortaya çıkıp kaybolabilir. Bu nedenle tek bir oskültasyonun duyarlılığı değişkendir ve büyük ölçüde muayenenin tekrarlanma sıklığına bağlıdır.•Perikardiyal efüzyonu olmayan hastalarda frotman daha kolay duyulabilir; ancak bu bulgu evrensel değildir ve yeterince belgelenmemiştir.•Oskültasyon sırasında nefesin tutulması, perikardiyal frotmanın plöroperikardiyal veya plevral frotmandan ayırt edilmesini sağlar.◦Plöroperikardiyal frotman; inflamasyonlu plevra ile pariyetal perikard arasındaki sürtünmeden kaynaklanırken, plevral frotman inflamasyonlu visseral ve pariyetal plevra arasındaki sürtünmeye bağlıdır. Bu nedenle plöroperikardiyal ve plevral frotmanlar yalnızca solunumun inspiratuvar fazında duyulabilir.
Kaldığın Yerden Devam Et

Bu konunun tamamına erişmek için abonelik gerekiyor. Ancak ücretsiz üyelik oluşturarak Infuscion’un birçok özelliğini hemen kullanmaya başlayabilirsin.

Ücretsiz üyelik ile:

✔️Okuduğun konuları takip edebilir

✔️Önemli gördüğün yerleri vurgulayabilir

✔️İçeriklere geri bildirim bırakabilir

✔️Açık konulardaki quiz ve flashcard’ları çözebilir

✔️Infuse Mode ile aktif öğrenmeyi deneyebilirsin

Infuscion’u sadece okumak için değil; not alarak, işaretleyerek ve kendini test ederek daha verimli kullanabilirsin.

👉 Ücretsiz hesabını oluştur ve öğrenmeye devam et.