
1. Nedir?
1.1. Termal Yaralanmalar
1.2. İnhalasyon Yaralanması
1.3. Sınıflandırma
Yanık Derinliği ve Boyutunun Tahmin Edilmesi
Yanık derinliği ve boyutunun doğru tahmin edilmesi zordur; çünkü yanık yaralanması ilk saatler hatta günler içinde dinamik bir seyir gösterir. Fizik muayene, başlangıçta yanık şiddetini değerlendirmek için en hızlı yöntem olsa da, klinisyenler arasında tutarsız ve düşük doğrulukta olduğu gösterilmiştir. •Özellikle derinlik tahmini güçtür; çünkü çoğu yanık tek tip derinlikte değildir, derinin kalınlığına bağlı olarak farklı görünümler sergileyebilir ve zamanla ilerleme eğilimindedir.Derinlik
Kutanöz yanıklar derinliğe göre beş sınıfa ayrılırken ATLS 11 e göre üç sınıfa ayrılır. Bu yazımızda rosen's daki 5 sınıflamadan bahsedeceğiz. Bununla birlikte hangilerinin ATLS 11' de bahsedilen üç sınıflama olduğunu belirteceğiz.Yüzeyel (önceden birinci derece)
•Yalnızca epidermisi etkiler, ağrılıdır, eritemlidir ve bası ile solar. Kuru görünümde olup epitel tabakası, ağrı ve eritemin geçmesinden sonra 3–4. günde soyulur. Bül oluşturmazlar. •Güneş yanığı tipik bir örnektir. Genellikle bir hafta içinde iz bırakmadan iyileşir. •Bu yanıklar yaşamı tehdit etmez ve belirgin bir inflamatuvar yanıta yol açmazlar. Resüsitasyon gerekli değildir ve birinci derece yanık bölgeleri TBSA hesaplamasına dahil edilmemelidir.
Kısmi Kalınlıktaki Yanıklar
•Yüzeyel Kısmi Kalınlıkta Yanıklar
◦Dermisin yüzeyel kısmını (papiller dermis) tutar ve epidermis ile dermis ayrılarak bül oluşumuna yol açar. ◦Ağrılıdır, eritemlidir homojen pembe renklidir. dokunmala-bası ile solar-beyazlaşır. Islak görünümdedir, 1–3 haftada iyileşir ve nadiren belirgin skar bırakır. ▪Yanık yüzeyinden hava akımı geçtiğinde ağrı oluşur. Genellikle sızıntılı ve ıslaktır.Derin Kısmi Kalınlıkta Yanıklar (önceden ikinci derece)
◦Dermisin daha derin tabakalarını (retiküler dermis) etkiler ve kıl folikülleri gibi dermal yapılara zarar verir. ◦Bül gelişebilir, basıya duyarlı ağrı vardır, eritemli, benekli veya beyaz olabilir (Rosen's). ▪ATLS 11 der ki: dokunmakla beyazlaşmaz! ◦Islak ya da kuru görünebilir (Rosen's). ▪Yüzeyel kısmi kalınlıklı yanıklara göre daha kurudur. Daha az ağrılıdır (ATLS 11). ◦İyileşme süresi 2–9 hafta olup hipertrofik skara yol açabilir.
Tam Kalınlık (üçüncü derece)
•Dermisin tamamını ve sıklıkla altta yatan yağ dokusunu etkiler. •Bül olmaksızın inelastik bir yanık eskarı oluşturur. ◦Eskar, mum gibi beyaz, gri veya siyah renkte olabilir. ▪Cilt derin kırmızı, kahverengi veya mumsu beyaz renkte görünebilir (ATLS 11). ◦Yüzey genellikle kurudur. Dokunmakla beyazlaşmaz. ◦Yanık eskarı alttaki dokuların bütünlüğünü bozabilir. •Hafif dokunma veya iğne batması ile ağrısızdır. •Eskar düştükten sonra granülasyon dokusunun kontraksiyonu ve yara kenarlarından epitelizasyon ile haftalar içinde iyileşir.
Derin Tam Kalınlık (dördüncü derece)
•Derin tam kalınlık yanıklar kas, tendon, ligaman veya kemiği tutar ve amputasyonla sonuçlanabilir.
Beşinci Derece (dokunun tamamen tahrip olması ve amputasyona yol açması)
Bu sınıflama, cerrahi müdahale gerekliliği ve iyileşme potansiyeli açısından geliştirilmiştir. Ayrıca literatürde, iyileşme potansiyeli bilinmeyen kısmi kalınlık yanığı anlamına gelen “belirsiz derinlikte” yanık kategorisi de tanımlanmış olup, güncel araştırmaların odak noktasıdır.Derinlik | Görünüm | Bası ile Solar | İğne Batırmaya Duyarlılık | Esneklik | İyileşme Süresi | Eksizyon ve Greft Gereksinimi |
|---|---|---|---|---|---|---|
Yüzeyel | Kırmızı, bül yok | + | ++ | Yumuşak | 1 hafta | – |
Yüzeyel kısmi kalınlık | Kırmızı, büllü | + | ++ | Yumuşak | 1–2 hafta | – |
Derin kısmi kalınlık | Kırmızı veya beyaz, bül olabilir | ± | ± | Hafif gergin | 2–9 hafta | ± |
Tam kalınlık | Deri gibi, kömürleşmiş | – | – | Sert, deri benzeri | Değişken; haftalar–aylar | + |
Derin tam kalınlık | Kas, tendon ve/veya kemik açıkta | Uygulanamaz | Uygulanamaz | Uygulanamaz | Değişken; haftalar–aylar | + |
Beşinci derece | Amputasyon gerektirir | Uygulanamaz | Uygulanamaz | Uygulanamaz | Değişken; haftalar–aylar | + |
Gösterim: ++ belirgin, + mevcut, ± değişken, – yok, Uygulanamaz: değerlendirilemez.
1.4. Yanık Büyüklüğü ve Hesaplanması
Yanık Yüzey Alanını Hesaplama Yöntemleri
•Yetişkinlerde: ◦%10’dan büyük yanıklarda ▪“Rule of Nines” (dokuzlar kuralı) kullanılır. Vücudu %9’luk bölgelere ayırarak toplam yanık yüzey alanı (TBSA) tahmin edilir. ▫Kısmi kalınlık ve tam kalınlık yanıklarda kullanılır. “Dokuzlar Kuralı”, hem erişkin hem de pediatrik hastalarda yanık yayılımını tahmin etmenin bir yöntemidir; farklı anatomik bölgelerin Toplam Vücut Yüzey Alanı (TVYA) içindeki göreceli yüzdesine dayanır. (ATLS 11) ◦Küçük yanıklar ▪Küçük alanlar için “palmar surface area (PSA)” kullanılır. Hastanın avuç içi (parmaklar dahil) yaklaşık %1 TBSA kabul edilir. ▫Ancak araştırmalar bunun %0,5–2,3 arasında değişebildiğini göstermiştir (yaş, vücut yapısı, demografik farklılıklar etkiler). ◦Obezite ve bariatrik hastalar ▪Artan obezite nedeniyle, obez bireylerdeki farklı vücut yüzey alanı dağılımı ve fizyolojik değişiklikler yanık bakımını etkileyebilir. ▪Ancak henüz obeziteye özel güvenilir bir BSA çizelgesi yoktur. ◦Yanılma payları ▪Yanık yüzey alanı hesaplamalarında hatalar çok sık görülür. Özellikle sahada (prehospital) yanık büyüklüğü olduğundan daha fazla tahmin edilir (overestimation). Küçük yanıklar büyük yanıklardan daha çok abartılır.
Yaş | Başın yarısı | Bir uyluğun yarısı | Bir bacağın yarısı |
|---|---|---|---|
Yenidoğan | 9,5 | 2,75 | 2,5 |
1 yaş | 8,5 | 3,25 | 2,5 |
5 yaş | 6,5 | 4 | 2,75 |
10 yaş | 5,5 | 4,25 | 3 |
15 yaş | 4,5 | 4,5 | 3,25 |
Erişkin | 3,5 | 4,75 | 3,5 |

Yüzeysel (birinci derece) yanıkları büyüklük hesaplamasına dahil etmeyin. |
Çocukların başlarının oransal olarak erişkinlerden daha büyük olduğunu göz önünde bulundurarak dokuzlar kuralını kullanın. |
Düzensiz veya garip şekilli yanıklarda, hastanın avuç içi ve parmaklarını yaklaşık %1 vücut yüzey alanı (BSA) olarak kullanın. |
Daha büyük yanıklarda, yanmamış bölgeleri sayıp 100’den çıkarmak daha kolay olabilir. |
Hastayı sırt tarafını değerlendirmek için mutlaka log-roll yöntemiyle çevirin. |
Kategori | Yaş ve Kilo | Ayar. Saatlik Sıvı Hızı (ml/sa) | İdrar Çıkış Hedefi |
|---|---|---|---|
Termal veya Kimyasal Yanık | Yetişkinler ve ≥13 yaş çocuklar | 2 ml LR x kg x %TBSA ÷ 16 | 0,5 ml/kg/sa (30–50 ml/sa) |
<13 yaş çocuklar | 3 ml LR x kg x %TBSA ÷ 16 | 1 ml/kg/sa | |
İnfantlar ve ≤30 kg küçük çocuklar | 3 ml LR x kg x %TBSA ÷ 16 + D5LR idame hızı | 1 ml/kg/sa | |
Elektrik Yanığı | Tüm yaşlar | 4 ml LR x kg x %TBSA ÷ 16 (<13 yaş çocuklarda D5LR idame eklenir) | 1–1,5 ml/kg/sa idrar rengi açılana kadar |
2. Epidemiyoloji
Mortalite Predektörleri
•Yaş •%TVYA •İnhalasyon yanığı ◦Mortaliteyi yaklaşık üç kat artırır ve bazı hasta gruplarında LD-50’yi %25 oranında düşürür.Mortalite Tahmini İçin Kullanılan Skorlar
•Baux Skoru ◦Baux skoru, hastanın yaşı ile yanık %TVYA’sının toplamıdır. ◦2010’da yayınlanan, inhalasyon yaralanmasını da içeren revize edilmiş skor günümüzde daha yaygın kullanılmaktadır. •Belgian Outcome in Burn Injury Score, Abbreviated Burn Severity Index, FLAMES Score ve Ryan Score gibi birçok skor da dünya genelinde kullanılmıştır. •Ayrıca yanığa özgü olmayan genel mortalite skorları da (ör. SOFA – Sequential Organ Failure Assessment) kullanılmaktadır.3. Etiyoloji
İnhalasyon Yaralanması
•Üst havayolunun termal hasarı ve alt havayolunun kimyasal hasarı ile oluşur. ◦Karbonmonoksit ve siyanür gibi maddelerin inhalasyonu.4. Anatomi, Fizyoloji ve Patofizyoloji
4.1. Anatomi ve Fizyoloji
4.2. Patofizyoloji
Termal Yanık Patofizyolojisi
Termal yanıklar, vücut yüzeylerinin ısı formundaki enerjiye maruz kalması sonucu ortaya çıkar. Yaralanmanın boyutu; derinin veya epitel yüzeyin bütünlüğü, etkene ait sıcaklık ve maruziyet süresi ile doğrudan ilişkilidir. Daha yüksek sıcaklıklar (41 °C’den itibaren) hücresel proteinlerin denatürasyonuna ve koagülatif nekroza yol açar. •Termal yaralanma yalnızca lokal olaylar zincirini tetiklemekle kalmaz, özellikle geniş yanıklarda sistemik yanıtlarla da sonuçlanır. ◦Lokal süreçler inflamasyon, immün hücrelerin aktivasyonu ve agregasyonunu içerir. Buna ek olarak endotelyal hasara bağlı vazokonstriksiyon, dilatasyon, ödem ve reperfüzyon gelişir; bu da reaktif oksijen türleri ve toksik sitokinlerin üretimi ile sonuçlanır. ◦Sistemik süreçler ise yalnızca inflamatuvar, sitokin ve immünolojik yanıtları değil, aynı zamanda metabolik ve endokrin yanıtları da kapsar. •Yanık sonrası gerçekleşen patofizyolojik fazlar: ◦Başlangıç resüsitasyon fazı (hipodinamik veya ebb fazı) ▪Yanığın ilk 24–72 saati içinde görülür. ▫Sitokin ile inflamatuvar yolak aktivasyonu, reaktif oksijen türlerinin sistemik dolaşımı ile karakterizedir. Bunun sonucunda transmembran potansiyellerinde yaygın değişiklikler, plazma ekstravazasyonu ve ödem oluşur. ▪Bu süreç bifazik seyir gösterebilir ▫Yanıktan sonraki ilk saatte en şiddetli olup 12–24. saatlerde tekrar alevlenebilir. ▫Ya da tek pik yaparak ilk 8 saatte belirginleşir ve takip eden 16 saatte yavaş ancak istikrarlı bir azalma gösterir. Sonuç olarak vasküler direnç artar, kardiyak output azalır ve yaygın organ hasarı gelişir. ▪Ortaya çıkan hipoproteinemi ve kapiller kaçak nedeniyle onkotik ve hidrostatik güçler arasında dengesizlik gelişir, bu evrede resüsitasyon hayati önem taşır. ◦Hiperdinamik veya hipermetabolik akım fazı ▪Yaralanmadan 24–72 saat sonra başlar. ▪Vasküler permeabilite ve sistemik vasküler direnç azalırken, kalp hızı ve kardiyak output artar; metabolik hız iki ila üç katına kadar çıkabilir. ▪İlave sistemik etkiler arasında immün yetmezlik, insülin direnci, renal ve hepatik disfonksiyon, serum trigliseridleri ve serbest yağ asitlerinde artış, kas yıkımı, barsak mukozasında bozulma ile absorptif kapasitenin azalması ve büyüme hormonu, TSH, T3, T4 ve testosteron düzeylerinde azalma gibi hormonal değişiklikler yer alır. Klasik olarak deride yanık yaralanmasının üç zonu vardır. •Periferal reversibl hiperemi veya inflamasyon zonu •Ara ve potansiyel olarak reversibl staz veya iskemi zonu •Merkezi koagülasyon veya irreversibl nekroz zonu Tüm bu mekanizmalar yaralanma sonrası hemen doku kaybına neden olur. Bu yüzden hem acil serviste hem de yara iyileşmesinin üç fazı boyunca (inflamatuvar faz, proliferatif faz ve yeniden şekillenme fazı) yanık vakaları iyi yönetilmezse yanık yaralanması progrese olabilir. Uygun tedavi başlatılmadığında yanık şoku gelişir ve bu da organ yetmezliği ve ölüme yol açar. Yanık şoku, hem yaralanma bölgesinde hem de tüm vücutta makro- ve mikrosirkülatuvar bozulma ile hücresel hasar ile karakterizedir.Karbonmonoksit ve Siyanür Zehirlenmesi
Kapalı alanlarda yanmış hastalarda CO maruziyeti her zaman varsayılmalıdır. CO zehirlenmesinin tanısı, esas olarak maruziyet öyküsü ve COHb’nin doğrudan ölçümü ile konur. Hemoglobinin CO’ya oksijenden 200 kat daha fazla afinitesi vardır. Bu nedenle CO, hemoglobin molekülünden oksijeni uzaklaştırır ve oksihemoglobin disosiasyon eğrisini sola kaydırır. CO’nun eliminasyon yarı ömrü, hasta oda havası soluduğunda yaklaşık 4 saattir; ancak hasta %100 oksijen soluduğunda bu süre 40–50 dakikaya indirilebilir. •CO zehirlenmesi olan bir hastada standart nabız oksimetresi %98–100 satürasyon gösterebilir fakat bu, gerçek oksijen satürasyonunu yansıtmaz; gerçek değer ABG’den elde edilmelidir. Özel ko-oksimetri cihazları kullanılabilir, ancak bu yaygın olarak mevcut değildir. Yanığın kapalı alanda oluştuğu durumlarda yanma ürünlerinden kaynaklanan siyanür inhalasyonu da mümkündür. •Potansiyel siyanür toksisitesi bulguları, açıklanamayan dirençli hipotansiyon ve derin metabolik asidozdur.İnhalasyon Yaralanması
Hücresel düzeyde üst havayolundaki termal hasarın etkisi, inflamasyonla karakterize kutanöz patofizyolojik yanıta benzer; immün hücrelerin aktivasyonu ve agregasyonu, ardından iskemi, ödem ve reperfüzyon hasarı gelişir. Ayrıca ısı, glottik kapanma refleksini uyararak hızlı asfiksiye ve ölüme yol açabilir. •Belirgin termal yaralanma sonrası ilerleyici havayolu ödemi oluşturabilir ve ilk başvurudan sonraki saatler içinde havayolu açıklığını tehdit edebilir. •İlk 24–48 saat içinde bronkokonstriksiyon, ülserasyon ve hemoraji, psödomembran oluşumu, surfaktan kaybı ve siliyer transport bozukluğu gibi ek komplikasyonlar gelişebilir. Bunlar ventilasyon/perfüzyon (V/Q) uyumsuzluğuna, akciğer kompliyansında azalmaya, obstrüksiyona, barotravmaya, ölü boşluk ventilasyonunda artışa ve enfeksiyona yol açabilir. •Buna ek olarak, ◦Duman inhalasyonu, kimyasal veya partikül kaynaklı yaralanma yoluyla havayolu tıkanmasına neden olabilir. ◦Karbonmonoksit ve siyanür gibi maddelerin inhalasyonu ile inhalasyon yaralanması ile birlikte sistemik toksisite de gelişir.Yanık Ağrısının Mekanizmaları
•Derideki nosiseptörlerin doğrudan uyarılması ve ağrı impulslarının A-delta ve C-fiberleri aracılığıyla iletimi •İnflamatuvar ağrı •Nöropatik ağrı (özellikle kronik dönemde)Yanık ağrısının mekanizmaları
•Derideki nosiseptörlerin doğrudan uyarılması ve ağrı impulslarının A-delta ve C-fiberleri aracılığıyla iletimi •İnflamatuvar ağrı •Nöropatik ağrı (özellikle kronik dönemde)5. Klinik
5.1. Öykü
5.2. İnhalasyon Yaralanması Klinik Bulguları
5.3. Elektrik Akımına Bağlı ve Yıldırım Çarpmalarına Bağlı Termal Yanıklar
Elektrik Akımına Bağlı ve Yıldırım Çarpmalarına Bağlı Termal Yanıklar
•Elektrotermal yanıklar, vücudun bir elektrik devresinin parçası haline gelmesiyle oluşan klasik yaralanma tipidir ve temas noktası yaralarıyla birlikte görülür. Bu tür yanıklarda yoğun ısı üretimi meydana gelir. Elektrik yaralanması sonrasında yüzeyel, kısmi kalınlıkta ve tam kalınlıkta termal yanıklar gelişebilir.◦Kuru cilt yüksek bir direnç gösterir (yaklaşık 100.000 ohm) ve akıma maruz kaldığında ısı üretir; bu da ciltte yanıklara ve çevre dokularda ısı hasarına yol açar. Ancak kuru cilt, iç organları koruyucu etkiye sahiptir, çünkü akımın vücuda geçmesini engeller. ◦Bu koruyucu etki ıslak ciltte kaybolur; çünkü ıslak cilt çok daha düşük bir dirence sahiptir (2500 ohm’un altında) ve daha az ısı üretir, ancak aynı voltajda çok daha fazla akımı iç organlara iletir. •Cilt sıcaklığı 50°C’ye (122°F) yükseldiğinde, 20 saniye boyunca mm² başına yaklaşık 20–35 mA akıma maruz kalmak, bül oluşmasına yol açar. Aynı süre boyunca mm² başına 75 mA’lik akım maruziyeti ise cilt sıcaklığını 90°C’ye (194°F) çıkarabilir ve daha ağır yanıklara ve kömürleşmeye (karbonizasyona) neden olur. •Yanıklar en sık olarak: ◦Elektrik temas noktalarında ◦Ve yaralanma sırasında yere temas eden vücut bölgelerinde görülür. •Elektrik çarpmasına bağlı oluşan giriş ve çıkış yanıkları, çoğu zaman elektrik akımının vücut içinde izlediği gerçek rotayı yansıtmaz. ◦Yani, örneğin akım elden girip ayaktan çıkmış olabilir; ancak ciltteki yanık sadece el ve ayakta küçük bir iz bırakırken, akım aslında göğüs boşluğundan, kalpten veya kas dokularının içinden geçmiş olabilir. Ciltte bu “yolu” açıkça göremezsiniz. •Elektrik yanıklarında yüzeyde hafif bir giriş yanığı olsa bile, derin dokularda ciddi hasar meydana gelmiş olabilir. ◦Acil hekimi, “buzdağının görünmeyen kısmı”nı yani derin doku hasarlarını da akılda tutarak hasta yönetimini planlamalıdır. ▪Bu yüzden bu hastalar mutlaka kompartman sendromu, kas nekrozu, rabdomiyoliz, iç organ hasarı açısından yakından izlenmelidir. •Elektrik yaralanmalarında görülen diğer yanık tipleri: ◦Alev yanıkları ▪Elektrik kaynağına yakın giysilerin ateş almasıyla meydana gelir. Bu, yıldırım çarpması sonrasında da nadiren görülebilir.
▫Ayrıca mücevher, çelik burunlu ayakkabı, kemer tokası, fermuar gibi metal objeler, yıldırım çarpması sonrası aşırı ısınarak hem yüzeyel hem de derin yanıklara yol açabilir. İlginç şekilde, bu metal eşyaları takmak, kişinin yıldırıma maruz kalma olasılığını da artırabilir. ◦Elektrik ark yanıkları: Kuru, beyaz merkezli cilt yanıklarıyla birlikte derin kas ve doku hasarı görülür. ◦Elektrik flaş yanıkları: Elektrik akımı deri üzerinden geçerek (flashover) yayılır. Bu durumda yaygın yüzeyel veya kısmi kalınlıkta yanıklar oluşur, ancak derin dokular genellikle korunur. ◦Lichtenberg şekilleri: ▪Yıldırımın flashover (yüzeyden geçiş) etkisi sonucu, deride hızla kaybolan, dallanma şeklinde “tüy benzeri” izler oluşabilir. Bu lezyonlar yıldırım yaralanmasına özgüdür (patognomonik) ◦Kissing burns : Eklemlerin büküldüğü bölgelerde, birbirine temas eden fleksör yüzeylerde oluşan özgün yanık tipidir. ◦Oral yanıklar: Genellikle küçük çocuklarda, uzatma kablolarını emme veya çiğneme sonucu oluşur.
Gecikmiş kanama riski nedeniyle özellikle tehlikelidir.
5.4. Fizik Muayene
6. Laboratuvar ve Görüntüleme
6.1. Laboratuvar
6.2. Görüntüleme
◦Alt havayolu ya da akciğer tutulumunu değerlendirmek amacıyla: ▪Bilgisayarlı tomografi (BT) ▪Karboksihemoglobin ölçümü ▪Ksenon ile radyoizotop görüntüleme ▪Pulmoner fonksiyon testleri uygulanabilir.Ancak bunlar üst havayolu yaralanmasının ilk tanısal testleri değildir. ◦Günümüzde altın standart yöntem fleksibl laringoskopidir. ▪Görülen hasarın yorumlanmasına katkı sağlamak için sıklıkla Abbreviated Injury Score (AIS) kullanılır. Bu skor 0’dan (travma yok) 5’e (mukozal soyulma, nekroz ve havayolu tıkanıklığı) kadar derecelendirilir. •Entübe hastalarda: ◦Bronkoskopi hâlen altın standart yöntemdir. Hem inhale yaralanmanın tanısını koymak, hem şiddetini belirlemek, hem de ventilasyonu engelleyen hava yolu debrislerini ve sekresyonları temizlemek için kullanılır. Ayrıca, bronş lavaj sıvısında çözünür ürokinaz plazminojen aktivatör reseptörü (suPAR) varlığı, tanıya yardımcı olabilir ve prognozu öngörebilir.

7. Ayırıcı Tanı
Klinisyenlerin, kasıtlı yanık yaralanmalarının hem çocuklarda hem de savunmasız yetişkinlerde meydana gelebileceğinin farkında olmaları önemlidir.
◦Keskin kenarları olan temas paternleri şüphe uyandırmalıdır; bu tür paternler, sıcak bir nesnenin (örneğin ütü) hastanın üzerine bastırılmış olmasını yansıtabilir. Bir çocuğun ayak tabanlarındaki haşlanma yanıkları, çocuğun üzerine sıcak su dökülmesinden ziyade sıcak suyun içine yerleştirildiğini düşündürebilir. Kalçaların yanmadan korunmuş olması da klasik bir bulgudur; çünkü küvet veya leğen yüzeyiyle temas, zorla daldırma sırasında bu bölgeleri koruyabilir.
◦
Yaşlı veya bakıma muhtaç yetişkinlerde görülen banyo yanıkları da istismar veya ihmal açısından endişe vericidir. Yeni bir travmatik yaralanma (örneğin bir kırık) ile birlikte eski yanık yaralarının bulunması ya da farklı iyileşme evrelerinde yanıkların görülmesi de istismar şüphesini artırmalıdır. Her şeyden önemlisi, yaralanmanın mekanizması ve paterni, öyküyle uyumlu olmalıdır.
8. Komplikasyonlar
9. Acil Yönetim
9.1. Resüsitatif Yaklaşım ve Sıvı Tedavisi
A
▪Yanık hastalarının yönetiminde en kritik kararlardan biri, endotrakeal entübasyon gerekliliği ve bunun optimal zamanlamasıdır. Çünkü termal yaralanma öngörülebilir biçimde glottik ve supraglottik yapıların ödemine yol açar. Ödemin derecesi, maruz kalınan sıcaklık ve süresi ile ilişkilidir. ▪Bazı hastalar acil entübasyon ihtiyacı ile başvurabilirken, bazıları sadece boğaz ağrısı veya hafif ses kısıklığı ile gelebilir. Ancak özellikle sıvı resüsitasyonu sırasında ilk birkaç saat içinde ödemin ilerlemesi beklenir. Bu nedenle havayolu tıkanıklığı veya gecikmiş solunumsal bozulmaya işaret eden klinik belirti ve semptomların dikkatle takip edilmesi gerekir. ▪Erken, hatta gerekirse hemen entübasyon endikasyonları (Rosen's) ▫Bilinç bozukluğu, kapalı alanda maruziyet öyküsü, Duman inhalasyonu şüphesi ▫Orta–ağır yüz veya orofarenks yanıkları, sirkumferansiyel boyun yanıkları ▫Disfaji, stridor, ses kısıklığı, orofarenkste is (soot) birikimi, yanmış burun veya yüz kılları ▫Oksijenasyon veya ventilasyon bozukluğu bulguları, laringoskopi veya bronkoskopide görülen hasar ▫Büyük yanıklar (≥%40 TVYA) ▫Infupoint: Solunum sıkıntısı belirtileri ile başvuran hastalar entübe edilmelidir. •Yanıklı bir hastada havayolu tıkanıklığının hemen ortaya çıkmayabileceğini unutmayın; havayolu durumundaki değişiklikler açısından hastanın sık sık yeniden değerlendirilmesi kritik öneme sahiptir. ▫ATLS 11 Acil Entübasyon kriterleri: •Havayolu obstrüksiyonu bulguları (ses kısıklığı, stridor, yardımcı solunum kaslarının kullanımı, sternum çekilmesi) •Solunum yetmezliği bulguları (sekresyonları temizleyememe, solunum yorgunluğu, oksijenlenme veya ventilasyon bozukluğu) •Bilinç düzeyinde azalma ve havayolu koruyucu reflekslerin bozulması •Diğer durumlar (entübasyon gerekebilecek): •Çok geniş total vücut yüzey alanını (TVYA) tutan alev yanıkları (genellikle >%40–50) •Yaygın ve derin yüz yanıkları •Ağız içindeki yanıklar ▪Tek bir bulgu, entübasyon gerekliliğini güvenilir şekilde öngöremez. Ancak yukarıda belirtilen kriterleri taşımayan hastalar genellikle entübe edilmemeli, bunun yerine yakın gözlem altında tutulmalıdır. Şu anda inhale yaralanmayı tanımlamak veya havayolu bozulmasını öngörmek için tutarlı, valide edilmiş bir kriter veya skorlama sistemi yoktur. Hatta, başlangıçta yapılan doğrudan havayolu görüntülemesi bile entübasyon ihtiyacını her zaman doğru şekilde tahmin edemeyebilir. ▪Şüphe durumunda: Erken entübasyon genellikle önerilir. Ancak semptomların hafif olduğu ve öykünün belirsiz olduğu durumlarda, erken entübasyon yerine fleksibl laringoskopi ile değerlendirme stratejisi kullanılabilir ve bu yaklaşım sonuçları iyileştirebilir. ▪Altın standart: Havayolu yaralanması ve entübasyon gerekliliğini doğrulamanın en iyi yolu, gerektiğinde hafif–orta sedasyon ve topikal anestezi desteğiyle fleksibl veya rijid laringoskopi ile doğrudan görüntülemedir. Klinik durum değişirse tekrar laringoskopi veya entübasyon yapılmalıdır. ▪İnhalasyon yanıklı ve zor havayolu öngörülen hastalarda: ▫Uyanık entübasyon (bol topikal anestezik, gerekirse ek sedasyon) tercih edilen yöntemdir. ▫Eğer entübasyon erken dönemde yapılıyorsa ve belirgin ödem gelişmemişse, video laringoskopi ile hızlı sıralı entübasyon (RSI) da makul bir yaklaşımdır. ▫Eğer “entübe edilemiyor, oksijenlendirilemiyor” durumu gelişirse, başarısız havayolu algoritması uygulanmalıdır. ▪Gereksiz entübasyon ve mekanik ventilasyonun komplikasyonları: ▫Üst havayolu travması, Pnömoni, Akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) ◦B
▪Oksijen satürasyon hedefi nemlendirilmiş tamamlayıcı oksijen verilerek SpO2>%92 olmalıdır (Rosen's). ▫ATLS 11, tüm yanık hastalarına, primer muayene sırasında %100 oksijen verilmelidir. •CO’nun eliminasyon yarı ömrü, hasta oda havası soluduğunda yaklaşık 4 saattir; ancak hasta %100 oksijen soluduğunda bu süre 40–50 dakikaya indirilebilir. •Kritik yanık yaralanması olan bir hastanın primer resüsitasyonu sırasında hiperbarik oksijen tedavisinin yeri yoktur. ▪Non-invaziv ventilasyon (NIV); uyanık, koopere, spontan solunumu olan, hemodinamik olarak stabil ve havayolunu koruyabilen hastalarda düşünülebilir. ▪İnhale beta-agonistler, inhalasyon yaralanmasına bağlı bronkokonstriksiyonu azaltmak için uygulanabilir. ▪Entübe hastalarda mekanik ventilasyon sırasında ek akciğer hasarını önlemek için akciğer koruyucu ventilasyon stratejileri çok önemlidir. ▫Düşük tidal volüm: Öngörülen vücut ağırlığına göre 6 mL/kg ▫Pik basınç: <35 mmHg tutulmalı ◦C: Dolaşım desteği ve Sıvı Tedavisi
▪Geniş yanığı olan hastalarda sıvı resüsitasyonu endikedir. Geniş yanık için kriterler: ▫Erişkinlerde >%20 TVYA ▫Çocuklarda >%10 TVYA) ▪Geniş yanığı olan hastalarda ▫İki geniş lümenli damar yolu açılmalı (Mümkünse yanık alanından IV girişim yapılmamalıdır.) ▫Sıvı resüsitasyonuna başlanmalıdır. Sıvı resüsitasyonu yapılan hastalara üriner kateter takılmalıdır. (ATLS 11) ▫Gerekli sıvı miktarı hesaplanmadan American Burn Association (ABA) önerilerine ve ATLS 11'e göre hasta ile ilk karşılama anında yani prehospital, ampirik olarak aşağıdaki sıvılar başlanmalıdır: •≤5 yaş: 125 mL/sa laktatlı Ringer (LR) •6–13 yaş: 250 mL/sa LR •≥14 yaş: 500 mL/sa LR başlanmalı •Infupoint: •Sıvı başlanması gecikir ise yanık şoku gelişme ihtimali daha da artar. •Bolus sıvı uygulaması —hasta hipotansif değilse veya ciddi hipovolemi bulguları yoksa— önerilmez. ◦Çünkü bolus sıvılar, intravasküler hacmi artırmaktan çok “üçüncü boşluğa” sıvı kaçışını teşvik eder. ▪Yanık hastalarında sıvı gereksinimini hesaplamak için birçok formül önerilmiştir. En yaygın kullanılan yöntem, Parkland formülüdür. Bu formül, yaralanmadan sonraki ilk 24 saatteki sıvı gereksinimini hesaplar. ▫Parkland Formülü •4 mL/kg/%TVYA önerilse de, •Pratikte hastaların ilk 24 saatte ortalama 4,6–6,3 mL/kg/%TVYA aldığı gösterilmiştir. Bu durum aşırı resüsitasyon (fluid creep) riskini artırır. ▫Modified Brooke formülü •2 mL/kg/%TVYA ▫American Burn Association (ABA) önerileri: •≤30 kg bebek ve küçük çocuklar: 3 mL/kg/%TVYA + idame sıvısı olarak D5LR •<14 yaş tüm çocuklar: 3 mL/kg/%TVYA •Tüm diğer erişkin ve çocuklarda (termal yanık): 2 mL/kg/%TVYA ▪Örnek: 100 kg ağırlığında ve %80 TBSA yanığı olan bir erkeğin, ▫24 saat içinde 2 × 80 × 100 = 16.000 mL kristalloid sıvı resüsitasyonu ihtiyacı vardır. ▪Düzeltilmiş Sıvı Hesabı ▫Toplam sıvı hacmi tahmini, düzeltilmiş sıvı hızını elde etmek için 16’ya bölünmelidir. ▪Hangi sıvıyı verelim? ▫Ringer Laktat önerilmektedir. ▪Ne kadar hızda verelim? ▫Prehospital fazda (yanık TBSA’sı doğru bir şekilde tahmin edilmeden önce) saatte 500 mL alması gerekirken, sıvı hızı sekonder değerlendirme sırasında 1000 mL/saate çıkarılmalıdır. Sonraki saatlerde, sıvı hızı idrar çıkışı yanıtına göre azaltılmalıdır (ATLS 11). ▫Sıvı resüsitasyonunda hesaplanan miktarın yarısı ilk 8 saatte, kalan yarısı ise sonraki 16 saatte verilir (Rosen's). •ATLS bunun için geleneksel vurgusu yapmıştır. Önemle vurgulanmalıdır ki, geleneksel formüller esasen yanık TBSA’sı bilindikten sonra düzeltilmiş sıvı hızlarını hesaplamak için kullanışlıdır. ▪Acil serviste soğuk sıvılar, çevresel faktörler ve açık havaya maruz kalma, doğal olarak hipotermiye neden olabilir. Yanık hastaları, termoregülatuvar fonksiyonları bozulmuş olduğundan bu duruma özellikle hassastır. Bu yüzden hipotermiden kaçınmak gerekir. ▫Büyük yanığı olan hastalarda çekirdek ısının sürekli monitörize edilmesi önerilir. ▪Infupoint: ▫Bu formüller sadece başlangıç rehberidir. Hastanın klinik yanıtına göre sık ayarlamalar yapılmalıdır. Klinik yanıt için izlenmesi gerekenler: •Vital bulgular, Mental Durum, Sıvı durumu değerlendirmesi (örn. ultrason ile) •Saatlik idrar çıkışı •Hedef idrar çıkışı:0,5 – 1,0 mL/kg/sa olarak önerilir. ◦ATLS 11 ▪Yetişkinlerde hedef saatlik idrar çıkışı 30–50 mL/sa (genellikle 0,5 mL/kg/sa eşdeğeri) ▪Pediatrik hastalarda (yaş <14 yıl) hedef 1 mL/kg/sa’dır. ▪İdrar çıkışı hedefin altında olan hastalarda, yanık resüsitasyon sıvı hızı %10–30 artırılmalıdır. İdrar çıkışı hedefin üzerinde olan hastalarda ise sıvı hızı %10–30 azaltılmalıdır. ▪Temel prensip, sıvı resüsitasyonunun hastanın yanıtına göre ayarlanması gerektiğidir. •Osmotik diüreze (örn. glikozüri, alkol veya mannitol kullanımı) dikkat edilmelidir; bu durum, idrar çıkışının etkin perfüzyonun bir göstergesi olarak kullanılabilirliğini azaltır. ▪Aşırı sıvı resüsitasyonu ▫Aşırı agresif sıvı resüsitasyonu “fluid creep” olarak adlandırılır ve ciddi sonuçlara yol açabilir: •Lokal doku ödeminde artış ve yanığın derinleşmesi, pulmoner ödem •Ekstremite kompartman sendromu, Abdominal kompartman sendromuParametre | Öneri |
|---|---|
Tidal volüm (VT) | 6–8 mL/kg |
Solunum sayısı | Erişkin: 8–12/dk Çocuk: 12–45/dk |
Plato basıncı | <35 cm H2O |
İ/E oranı | 1:1 – 1:3 |
Akım hızı (Flow) | 40–100 L/dk |
PEEP | 8 cm H2O |
Kısaltmalar: İ/E: inspirasyon/ekspirasyon; PEEP: ekspirasyon sonu pozitif basınç. Bununla birlikte inhalasyon yaralanmalı hastalarda en uygun ventilasyon yöntemi tartışmalıdır. Geleneksel modlar (ör. assist-control) kullanılabilir. | |
Kategori | Yaş ve Kilo | Ayar. Saatlik Sıvı Hızı (ml/sa) | İdrar Çıkış Hedefi |
|---|---|---|---|
Termal veya Kimyasal Yanık | Yetişkinler ve ≥13 yaş çocuklar | 2 ml LR x kg x %TBSA ÷ 16 | 0,5 ml/kg/sa (30–50 ml/sa) |
<13 yaş çocuklar | 3 ml LR x kg x %TBSA ÷ 16 | 1 ml/kg/sa | |
İnfantlar ve ≤30 kg küçük çocuklar | 3 ml LR x kg x %TBSA ÷ 16 + D5LR idame hızı | 1 ml/kg/sa | |
Elektrik Yanığı | Tüm yaşlar | 4 ml LR x kg x %TBSA ÷ 16 (<13 yaş çocuklarda D5LR idame eklenir) | 1–1,5 ml/kg/sa idrar rengi açılana kadar |
9.2. Lokal Yara Bakımı
Yüzeyel yanıklar:
◦Lokal tedavi gerekmez. Ancak topikal NSAİİ veya aloe vera uygulanması ağrıyı azaltabilir. ◦Büller (kabarcıklar): ▪Yönetimi hâlâ tartışmalıdır. Uygulamalar bölgelere göre değişmekle birlikte, genel yaklaşım büllerin intakt bırakılmasıdır. ▫ATLS 11 de "Acil serviste bülleri patlatmak veya antiseptik bir ajan uygulamak gerekli değildir, çünkü bu bakım sevk edilen merkezde sağlanacaktır" denmektedir. ▪Konsensüs olmamakla birlikte, çok büyük veya gergin büller ile eklem üzerindekiler sıvının boşalması için puncture edilmelidir; ancak tamamen deroofing yapılmamalıdır. ▫İntakt büller: •Bariyer görevi görür, nemli ortam sağlar ve iyileşmeyi uyaran hücreler ile sinyal molekülleri içerir. •Ancak aynı zamanda mikrosirkülasyon hasarına yol açan maddeler barındırır, inflamatuvar yanıtı artırır ve yarada mekanik bası oluşturur. ▫Rüptüre olmuş büller ve yapışmayan nekrotik doku: •Nazikçe, manuel olarak veya topikal ajanlarla uzaklaştırılmalıdır. ◦Pansuman ▪Deri grefti gerektirmeyen hastalarda (kısmi kalınlık yanıklar, küçük tam kalınlık yanıklar) uygulanacak pansumanlar hâlâ yoğun tartışma konusudur. Genel olarak yanık yaraları iyileşme sürecinde kapalı tutulmalıdır. Sıkı ve kompresif pansumanlardan kaçınılmalıdır. ▫Yanığın derinliği ve yeri, ağrı düzeyi, yaranın durumu, nemi, eksuda ve drenaj miktarı, enfeksiyon riskine göre pansuman özellikleri değişebilir. ▪Pansumanların amaçları: ▫Enfeksiyon ve kontaminasyonu önlemek, Uygun nem dengesini korumak ancak gaz değişimine izin vermek, Konfor sağlamak ▪Öneriler: ▫Merhem formüller tercih edilmelidir. Çünkü üst pansumana yapışmazlar. •Topikal genel antibakteriyel merhem uygulanması önerilir. •Petrolatum (vazelin), kontaminasyon riski düşük yaralarda kullanılabilir. •Gümüş sülfadiazin krem: •Artık çoğu yanık için önerilmemektedir. Birçok sistematik derleme, gümüş sülfadiazinin diğer pansumanlara göre daha kötü iyileşme sonuçları ile ilişkili olduğunu göstermiştir •Hyaluronik asit (çinko ile veya tek başına) •Poliheksanid/betain jel → etkili bulunmuştur ▫Topikal Ajanlara Alternatif: •Oklüzif pansumanlar: Daha pahalı ve daha az ulaşılabilir •Petrolatum gazlı bez •Tam Kalınlık Yanıklar
◦Standart yaklaşım, mümkünse erken eksizyon ve otogreft ile greftlemedir. ◦Geniş yanıkları olan hastalarda geçici allogreft, ksenogreft, deri ikameleri veya dermal analoglar gerekebilir. ◦Preklinik ve klinik çalışmalarda çok sayıda yenilikçi tedavi araştırılmıştır; ancak bunlar henüz acil servis uygulamaları için önerilmemektedir. ▪Ilık su, simvastatin, eritropoietin, sezyum nitrat, Askorbik Asit, Büyüme Faktörleri •Profilaktik antibiyotik önerilmez (ATLS 11). ◦Elektrik yanıklarında UpToDate ▪Topikal antibiyotik profilaksisi, yüzeyel olmayan yanıklarda endikedir. ▫İntravenöz (IV) antibiyotik profilaksisinin yararı ise tartışmalıdır.Bazı hekimler, myonekroz bildirilmiş olduğundan, Clostridium türlerini kapsayacak şekilde penisilin uygulanmasını tercih eder.
Öneri | Gerekçe |
|---|---|
Transfer için streç film veya yapışmayan pansumanlar kullanın | Kuru pansumanlar küçük, yüzeysel yanıklara yapışır. Yanıta göre titre edilebilen, daha hızlı ağrı kontrolü sağlar. |
Analjezi için küçük, tekrarlayan IV opioid dozları kullanın | |
Yüzeysel yaraların kurumasını önleyin | Kuruma ağrıyı artırabilir. |
Pansumanları sıkılık ve konstriksiyon açısından sık değerlendirin | Özellikle ödem geliştikçe, sıkı pansuman ve bağlara bağlı derin doku hasarı gelişebilir. |
Sıkan yüzükleri, takıları ve kıyafetleri erken çıkarın | |
Derin çevresel (circumferansiyel) yanıklara karşı dikkatli olun | Ödemin gelişmesinin zaman aldığını unutmayın. |
Bu olgularda nabızları izleyin ve etkilenen ekstremiteleri elevasyona alın | Eskarlı yanık derisi genişleyemez; hastalarda konstrikte eden yanık eskarına bağlı derin doku hasarı gelişebilir. Derin çevresel yanıklar eskarotomi gerektirebilir. |
9.3. Destek Tedavi
9.4. Eskarotomi
Özet olarak:
•Büyük Yanıklara Yaklaşım ◦Resüsitatif yaklaşım ▪Erken dönemde havayolu, solunum ve dolaşımın yönetimi ▪Yanık derinliğinin sürekli yeniden değerlendirilmesi ▪Yanığın daha derin tabakalara ilerlemesini ve enfeksiyon gelişimini önlemek için dikkatli yara bakımı zorunludur. •Küçük Yanıklara Yaklaşım ◦Soğutma ◦Toplam vücut yüzey alanı yüzdesinin (% TVYA) değerlendirilmesi ◦Doku derinliğinin belirlenmesi ◦Ağrı kontrolü ve lokal yara bakımı genellikle yeterlidir.9.5. Kapalı Alan Maruziyeti
Kapalı Alan Maruziyetinde Şüpheli Siyanür Toksisitesi
•Şüphelenilecek durumlar ◦Sahada CPR uygulanması, Bilinç kaybı, GKS < 10, Laktat > 10, COHb > 10 •Tedavi ◦Antidot ▪HidroksikobalaminKapalı Alan Maruziyetinde Şüpheli Karbonmonoksit Toksisitesi
•COHb düzeyi bilinmiyorsa, %100 oksijenle 4–6 saat süreyle ampirik tedavi uygulanması makuldür.10. Kimyasal Yanıklar
Kimyasal Yanıklarda Acil Yönetim
•Dekontaminasyon: ◦Eğer ciltte kuru toz varsa, suyla yıkamadan önce fırçalanarak uzaklaştırılmalıdır. ▪Aksi halde, kimyasal madde derhal bol miktarda ılık su ile en az 20–30 dakika boyunca, duş veya hortum kullanılarak yıkanarak temizlenmelidir. ▪Alkali yanıklar daha uzun süreli irrigasyon gerektirir. ▫İrrigasyonun etkinliğini değerlendirmek için etkilenen cildin pH’sı pH kâğıdı ile kontrol edilmelidir. ▪Nötralizan ajanlar, suyla irrigasyona göre herhangi bir avantaj sağlamaz, çünkü nötralizan madde ile reaksiyon ısı açığa çıkarabilir ve dokuya ek zarar verebilir. ◦Göz irrigasyonu ▪küçük çaplı bir kanül palpebral sulkusa yerleştirilebilir. ▪Hidroflorik asit yanıkları durumunda topikal kalsiyum derhal uygulanmalıdır. •Sistemik toksisite tehditlerini ele almak için gerektiğinde zehir danışma merkeziyle iletişime geçin.11. Taburculuk ve Hasta Yönlendirme
Acil Serviste Yönetilebilecek Hastalar
•Yüzeyel yanıklar •Küçük kısmi kalınlık yanıklar •Seçilmiş küçük tam kalınlık yanıklar Bu hastaların mutlaka yakın takibi gerekir: 3–5 gün içinde yanık tedavisinde deneyimli bir aile hekimi ya da tercihen yanık konusunda uzman hekim (özellikle kısmi kalınlık ve tam kat yanıklarda) tarafından görülmelidir.Sevk Edilecek Hastalar
•Büyük veya derin yanıklar, •Duyarlı bölgeleri (yüz, el, genital bölge, perine, majör eklemler) tutan yanıklar, •Önemli ek hastalığı (komorbiditesi) veya travması olan hastalar → yatış gerektirir. Ek olarak yanık merkezi sevk kriterleri aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.Kriter |
|---|
Kısmi kalınlık yanıklar > %10 TVYA* |
Yüz, el, genital bölge, perine veya majör eklemleri tutan yanıklar |
Her yaş grubunda tam kalınlık yanıklar |
Elektrik yanıkları (yıldırım dâhil) |
Kimyasal yanıklar |
İnhalasyon yaralanması |
Yönetimi zorlaştırabilecek, iyileşmeyi uzatabilecek veya mortaliteyi etkileyebilecek eşlik eden tıbbi hastalığı olan hastalardaki yanıklar |
Yanığa eşlik eden travması (örn. kırık) olan ve morbidite/mortalite açısından asıl riski yanığın oluşturduğu hastalar |
Çocuk bakımı için nitelikli personel veya uygun ekipmanı olmayan hastanelerdeki yanıklı çocuklar |
Özel sosyal, duygusal veya rehabilitatif müdahale gerektiren hastalardaki yanıklar |
* TVYA: Toplam Vücut Yüzey Alanı.
Yaralanma | Derhal Konsültasyon ve Nakil Düşünülmeli | Konsültasyon Önerisi |
|---|---|---|
Termal Yanıklar |
•Tam kalınlıkta (full-thickness) yanıklar
•Kısmi kalınlıkta (partial-thickness) yanıklar ≥ %10 TBSA*
•Yüz, eller, genital bölge, ayaklar, perine veya herhangi bir eklem üzerini içeren derin kısmi ya da tam kalınlıkta yanıklar
•Eşlik eden komorbiditesi olan hastalar
•Eşlik eden travmatik yaralanmaları olan hastalar
•Yetersiz kontrol edilen ağrı
|
•Kısmi kalınlıkta yanıklar < %10 TBSA*
•Her boyutta, derin olma potansiyeli taşıyan tüm yanıklar
|
İnhalasyon Yaralanması | Şüpheli inhalasyon yaralanması olan tüm hastalar | Yüzde flash (alev) yanığı, yanmış/kavrulmuş yüz kılları veya duman maruziyeti gibi olası inhalasyon bulguları olan hastalar |
Pediatri (< 14 yaş veya < 30 kg) | Tüm pediatrik yanıklar; ağrı, pansuman değişimi gereksinimi, rehabilitasyon, hasta/bakıcı gereksinimleri veya kasıtlı travma şüphesi nedeniyle yanık merkezine sevkten fayda görebilir. | |
Kimyasal Yaralanmalar | Tüm kimyasal yaralanmalar | |
Elektrik Yaralanmaları |
•Yüksek voltaj (≥ 1.000 V) elektrik yaralanmaları
•Yıldırım yaralanması
| Düşük voltaj (< 1.000 V) elektrik yaralanmalarında; gecikmiş semptom başlangıcı ve görme sorunlarını taramak amacıyla yanık merkezinde konsültasyon ve takip değerlendirmesi düşünülmelidir. |
*TBSA: Total Body Surface Area (Toplam Vücut Yüzey Alanı)
Kaldığın Yerden Devam Et
Bu konunun tamamına erişmek için abonelik gerekiyor. Ancak ücretsiz üyelik oluşturarak Infuscion’un birçok özelliğini hemen kullanmaya başlayabilirsin.
Ücretsiz üyelik ile:
✔️Okuduğun konuları takip edebilir
✔️Önemli gördüğün yerleri vurgulayabilir
✔️İçeriklere geri bildirim bırakabilir
✔️Açık konulardaki quiz ve flashcard’ları çözebilir
✔️Infuse Mode ile aktif öğrenmeyi deneyebilirsin
Infuscion’u sadece okumak için değil; not alarak, işaretleyerek ve kendini test ederek daha verimli kullanabilirsin.
👉 Ücretsiz hesabını oluştur ve öğrenmeye devam et.
